AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Teker teker açığa çıkan sırlar, gizemler.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Freja Feodora
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ecc.
Kayıt tarihi : 29/10/10
Mesaj Sayısı : 236
Mücadele Tarafı : Floja.
Belirgin Özellikleri : Başına buyruk, sürtük ama duygusal.
RP Sevgilisi : Uriel, eşek sevgilim.

MesajKonu: Teker teker açığa çıkan sırlar, gizemler.    Ptsi 15 Kas. 2010, 20:49



    Kişiler - Freja Feodora x Uriel Valtieri x Ophélia Rovie Icé.
    Kurgunun başlangıcı -
    http://fiendfyre.yetkin-forum.com/otel-anasis-f142/beklenmeyenler-t513.htm#8796

    Hiç olmadığı kadar soğukkanlıydı kızıl cadı. Nereye, neden gittiklerini umursamıyordu bile. Neden bu kadar umarsızca davrandığını daha yeni yeni anlıyordu. Uriel’a güveniyordu. Ona karşı gerçekten içinde bir şeyler vardı. Ne kadar adlandıramasa da… Ona güvenmekten çekinmiyordu, ona karşı içinden geçen her türlü şeyi söylemekten de çekinmiyordu. İşte bu yüzden aralarında ki bağ o kadar eşsizdi. Gülümsedi yine kızıl cadı. Ve yüzünü güçlü yarı vampirin omzuna gömdü. Saatlerce burada esir kalabilirdi. Bundan hiç şikayetçi olmazdı. Uriel’ın elini sıkıca kavramış, nerden bakılırsa yarım saattir boş Roma sokaklarında yürüyordu. Evet, sokaklar neredeyse bomboş denilecek kadar vardı. Ama geçtikleri sokaklar mı ıssız yoksa Roma’da bu saatte hayat mı durmuştu merak ediyordu doğrusu kızıl cadı. Bir taraftan da merak ettiği diğer konu ne yapacaklarıydı. Her ne kadar, ilk başta bunu pek umursamasa da merak bedenini yeni yeni ele geçirmeye başlamıştı. Alt dudağını ısırdı önce. Ne zaman kararsız olsa veya bir şeyi merak etse bunu yapardı düşünmeden önce. Sormalı mıydı? Yoksa, sessizce ona ayak uydurmalı mıydı? Çekimser bir tavırla Uriel’a döndü.

    ‘‘ Aslında sormayacaktım ama, merakıma yenik düştüm. Nereye gidiyoruz? ’’ Mahçup bir şekilde gülümsedi kızıl cadı. Elinde değildi, merakına yenik düşmüştü işte. ‘‘ Hemen karşı sokakta bir bar var. Seni orada biriyle tanıştıracağım. ’’ dedikten sonra Uriel kızıl cadının saçlarına bir öpücük kondurmuştu. Biraz olsun içi rahatlamış ama kimle buluşacağını merak eden kızıl cadı yürümeye devam etti sakince. Sonunda barın önüne geldiklerinde tekrar yüzünü güçlü çocuğa çevirdi. Bakışlarının ne kadar kararsız ve çekingen olduğundan emindi kızı cadı. Ama onun kendinden emin ve mutlu bakışlarını sezdiğinde, güçlü olmayı başardı. Uriel’ın elini sımsıkı tutarak içeriye girdi. Uriel’ın bakışları etrafta gezinirken onu takip etti kızıl cadıda. Gözlerinin buluştuğu kadını gördüğünde önce biraz şaşırdı. Kadın, gülümseyerek onlara baktığında şaşkınlığını gizleyemedi kızıl cadı. Önce baştan aşağı kadını süzdü. Bunu yaparken kadında onu baştan aşağı süzme işlemini bitirmişti bile. Uriel ile sıkı bir sarılmanın ardından kızıl cadıya gelmişti sıra. ‘‘ Ophélia bu Freja… ’’ Uriel’ın dudaklarından dökülen kelimeler sonrası kızıl cadı karşısında duran güzel cadıya gülümsedi. En az adı kadar ne kadar güzel olduğunu düşündü. ‘‘ Merhaba Ophélia. ’’ Ne diyeceğini bilemiyordu. Bu kadınla Uriel’ın arasındaki bağ neydi ve neden buraya gelmişti ondan bile emin değildi kızıl cadı. Kısa bir cümlenin ve gülümseyişin ardından karşısındaki güzel kadının konuşmasını bekledi sakince. Çünkü, neyin ne olduğunu bilmeden hiçbir şeye karışmak istemiyordu kızıl cadı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophélia Rovie Icé
Sihirli Yasal Yaptırım Dairesi Başkanı
Sihirli Yasal Yaptırım Dairesi Başkanı
avatar

Kayıt tarihi : 07/09/10
Mesaj Sayısı : 14
Mücadele Tarafı : Heath Ledger.

MesajKonu: Geri: Teker teker açığa çıkan sırlar, gizemler.    Çarş. 17 Kas. 2010, 19:37

Burnundan kuvvetlice soluduğu hava ciğerlerine gittiğinde hafif bir yanma hissiydi oluşan, zerre kadar önemsiz. Hiçbir zaman yetinmeyi öğrenememiş ruhu daha fazla istiyordu, nefes alıp verişi sıklaştı. Bir süre sonra en az hayatı kadar tekdüze bir tempoyla devam etti -al, ver sadece zorunluluk-. Uzun ve ince parmakları ucunda minik bir delik bulunduran parşömen üzerinde yavaşça gezindi, anıların canlanması için kelimelerin her birine fiziksel temasta bulunmak yetmişti.
Minik yeşil gözleri Ophélia'nın içini ısıtıyordu, kalın dudaklarının Uriel'in pamuk yanaklarına her değişinde içinde yarattığı mutlak haz, kelebeklerin kanat çırpışlarındaki asalet kadar muntazamdı. Küçük kardeşi değerlisiydi onun ailesinden kalan tek kişi, gerçekti. Birbirlerine zaman ayırma konusunda biraz sorumsuz davransalar da ondan gelen yarısı bitmemiş cümleler, uzun süredir gülümsemeyle kıvrılmamış dudaklarının biçimini olumlu etkiliyordu.

'Ophélia özledim, yardımına o kadar ihtiyacım var ki. Nerede olacağımı her zaman bilirsin sen. Bu sefer farklı. Göreceksin.'Duygusal biri olsaydı gözlerinden yaşlar usulca süzülerek mektubun mürekkebini dağıtabilirdi. Fakat bu Ophélia'dan beklenecek son derece insani bir davranıştı, tabularını yıkma konusunda ise onunla kimse tartışamazdı. İnandığı tek şey; insanın kendisini bilmesi konusundaki hassas düşüncelerdi. Olaylar sonucunda verilen tepkiler bellidir, inanılmaz olansa her insanda farklı hayat bulmasıdır. O anın felsefe zamanı olmadığının birkaç dakika sonra farkında varan cadı şaşkın bakışlarla asasını, üzerinde toz katmanı bulunduran tahta komidinden seri bir hareketle aldı. Bu kadar tatil yeterliydi artık, sevdiklerine zaman ayırma ve iki aydır tüm gece durmadan düşündüğü planının vücut bulması vaktiydi. Gündüzleri Paris sokaklarında birkaç şişe ateş viskisi devirmekle ve geceleri ise bitmek bilmeyen düşünceler silsilesinde kaybolmasından ibaret intivaya çekilişi içinde bulunduğu dakika itibariyle Ophélia'nın kafasında son bulmuştu. Mektubu katlayıp siyah kadife ceketinin içine koyarken, aynı zamanda eşyalar, büyülü sözlerin etkisiyle katlanıp, bavulunun içine itaatkar bir şekilde süzülüyordu. Merdivenleri inerken topuklularının çıkardığı ses, sarı tiksinç kedinin irkilmesine neden olmuştu. Bir kaç galleon fırlattı yaşlı adama. Ve insanın sinirine dokunun kuvvetli bir 'Şak.' sesiyle buharlaşmıştı adamın uyuşuk ağzını açmasıyla birlikte.

Nereye gideceğini biliyordu, bunun için zihnini sorgulamasına ihtiyacı yoktu. İmo Pector'un led ışıklarla süslenmiş okları gitmesi gereken masayı işaret ediyordu. 'Her şey mükemmel, kusursuz. Uriel, hmm evet evet o.' Kapı ardına kadar açıldığında hisleri sayesinde onun geldiğini biliyordu, evet yalnız gelmediğini de. Kızıl saçlarından yayılan parfüm kokusuna karşı tepkisiz duramayan Ophélia usulca içine çekti, 'Güzel, ama yeterli mi? Göreceğiz.' Ayağa kalktı, karşısında elleri birbirine kilitlenmiş bir çift duruyordu. Gözleri yabancıyı taradı, sorun teşkil edebilecek bir şey görünmedi mavi gözlerine. Tanıyacaklardı birbirlerini, yavaş yavaş. " Ophélia bu Freja…" Ophélia gayet samimi bir gülüş attı kızın gözlerinin tam içine bakarak, bu gülüşün ardından gelen şaşırmış ve kararsız bir 'Merhaba'dan sonra gözlerinin üzerine düşmüş bir tutam saçı geriye atarak elini uzattı. Oval çehresini biraz aşağı indirdi ve gözlerinin üzerinden bakarak elini uzattı, dostane bir tavırla. 'Merhaba Freja. Ve kardeşim Uriel. İyi görünüyorsun ha? Oldukça canlı ve hmm kanlı.' Kocaman bir kahkahanın ardından Uriel'in de kahkahası onu izledi. Daha ne kadar süre ayakta kalacaklarını merak eden Ophélia masasına davet etti ikisini de. 'Otursanıza. Ateş viskisi uygundur hepimize.' dedi ve bir el hareketiyle mesaj yerine ulaştı. 'E Uriel yokluğumda değişenler nedir? Ve size sonra geleceğiz vaktim var.' dedi gözleri ikisinin üzerinde rahatsız edici şekilde gezinerek, devam etti; 'Ama önce senden duymak istediklerim var.' dedi ardından buz gibi bardağı parmaklarıyla kavradı ve kalın dudaklarına götürdü. Bu kadar susamış olması son iki aydır ona oldukça uzaktı. Konuşacakları o kadar şey vardı ki. Şişelerin yine devrileceği düşüncesi damarlarında akan kanın hızının artması için ufak bir sebepti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Teker teker açığa çıkan sırlar, gizemler.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Melankolik Satırlar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Yerleşim Merkezleri :: Roma :: İmo Pectore Bar-
Buraya geçin: