AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gündüz düşleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Gündüz düşleri   Salı 02 Kas. 2010, 19:30

& &

Kişiler : Daniel Galadhrim & Cherry Blossom & Charmy Blossom
Yer : Antik Roma Tiyatrosu
Zaman : Öğleden sonra


    Yaz tatillerinin en güzel kısmı ; seyahat. Okul olmasa, hayatının geri kalan kısmını tamamen seyahat ederek geçirebilirdi. Güney, kuzey, doğu ya da batı hiç farketmezdi.Tek istediği yüzlerce çeşit kültür, binlerce çeşit insan görmekti. Farklı kültürlerden dillerden ve dinlerden insanları gördükçe dünyanın ne kadar büyük ve zengin bir yer olduğunu görüyordu.Bu hissi seviyordu. Eğer Avrupadan hiç ayrılmadıysanız şöyle bir dezavantajınız vardı; Herkes İngilizce konuşuyor.Hiç anlaşamamak gibi bir sorununuz yok.Oysa güney ülkelerine gittiğinizde orada İngilizcenin ne olduğunu bile bilmeyen insanlar vardı.Ne dediğinizi anlamaya çalışır gibi yüzünüze bakanlar.İşte bu.. bambaşka bir hazdı.Bir çok insanın tadamayacağı, tatmak bile istemeyeceği bir duygu.Karışıktı.

    İşte Hogwartsta yeni dönemin başlamasına bir ay kalaki durağı Roma'ydı. Mimarinin, tarihin, köklü bir kültürün merkezi. Buraya ilk kez ve daha önce, annesi ile babası ilk boşandığında annesi ile teyzesini ziyaret ettiğinde gelmişti.Şimdi ise ikinci gelişiydi.Annesi olmadan, herhangi ailevi bir problem olmadan, tamamen gezmek ve stres atmak amaçlı.Kolunda muggle yapımı bir çanta, içinde neredeyse tamamı muggle yapımı olan teknolojik ya da sıradan araçlar. Zaten 9-10 ay kadarını büyücülerle iç içe yaşayan onun gibi biri için büyüden uzaklaşmak da bazen büyük hazdı.Döndüğünde ne kadar özlediğini görebilmek için..

    Antik Roma tiyatrosu denen, kalabalık ve işlek bir caddenin sonundaki meydana vardığında önce bir duraksadı, soluklandı ve omzunda asılı olan çantayı hafifçe çekeledikten sonra yüzünde huzurlu bir gülümseme ile etrafındaki insanları izlemeye başladı.Kimi ailesiyle dolaşıyor, kimi turistler ellerindeki rehberlere baka baka dolaşıyor, kimisi ise sevgilisini bekliyordu bir köşede. Bir kaç adım attıktan sonra mimarisi ile insanı büyüleyen tiyatroya yakın bir yerde durdu.Basamak gibi bir şey bulmuştu.Kalabalığın arasından geçerek basamağın olduğu yere oturdu ve askısı boynundan asılı, çantasının hemen yanında duran ikinci siyah deri çantanın içinden, iki eliyle anca taşıyabileceği muggle yapımı bir fotoğraf makinesi çıkardı.Yanından geçip giden insanları izlerken kapağını çıkarmış,biraz sonra kullanmak üzere hazırlıyordu makineyi el yordamıyla.




En son Cherry Blossom tarafından Çarş. 03 Kas. 2010, 21:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Salı 02 Kas. 2010, 21:22

Yaz tatilini Freja'yla geçiriyor olmaktan memnundu. Keyfi yerindeydi. Şehrin güzellikleri saymakla bitmeyecek kadar fazlaydı ama onun ilgisini en çok çeken şey collesiumlar olmuştu. Devasa beton yığınlarının neresi ilgisini çekiyordu bilmiyordu ama bir şekilde çocuğu kendisine çekiyordu. Burada geçirdiği zaman zarfı içerisinde kitap okuma alışkanlığını da yitiriyordu. Sabahtan akşama kadar Freja'yla takılıyordu. Akşam olduğu zamanda anlaştıkları gibi otelde aynı odada kalıyorlardı. Ücreti bölüşmek koşuluyla geçerliydi tabi ki bu anlaşma. Dışarıdan bakıldığında yanlış yargılara neden olabilirdi ama onların yakın arkadaş olduğunu burada bilen olmamasına bağlıyordu durumu. Ağzı olan konuşuyordu. Resepsiyondaki görevliler başı çekiyordu tabi konuşanlar arasında.

Sabah olur olmaz kızı odada bırakıp kendisini dışarıya atmıştı. Hava yine güzeldi fazla esmiyordu. Gezmesi gereken çok yer vardı hangi birisine yetişeceğini o da kestirememişti fakat vakti boldu. Bütün yazı burada Freja'yla beraber geçirecekti nasıl olsa. Gidilecek yerleri not ettiği kağıdı cebinden çıkardı ve sırada Antik Roma Tiyatrosu vardı. Evet, gittiği yerler hakkındaki düşüncelerini ve oralar hakkındaki kısa bilgileri de not ediyordu aynı zamanda. İstikametini değiştirerek tiyatroya doğru gitmeye başladı. Sabahın köründe bile hınca hınç doluydu caddeler. Bu insanların başka işleri yok muydu? Hoş kendisinin de onlardan farkı yoktu. Sabah olup olmadığını umursamadan kendini yollarda bulmuştu ama o turistti diğerleri zaten buranın insanlarıydı, en azından o öyle zannediyordu. Tiyatroya adımlar kala duraksadı o kadar insanın içinden gözüne birini kestirmişti ki kendisi bile ihtimal veremiyordu. Sanki bütün insanlar ortadan kaybolmuş ve zamandurmuştu. Sadece ona odaklanmıştı. Ondan başkasını görmüyordu gözleri. Ama bu... Evet, Rav'lı kızın ta kendisiydi. Cherry Blossom. Böylesi ukala, bencil ve megaloman bir karakteri olmasına rağmen bu kıza gelince hiçbirinden eser kalmıyordu. Onu görünce karnı ağrıyor, saçmalıyor, eli ayağına dolaşıyordu. Lanet olsun! O binayı haketmiyorsun sen. Slytherin'lilerin yüz karasısın. Evet, haketmiyordu belki de ama elinde olan bir şey değildi. Hayatında hiç kimseye karşı beslemediği, besleyemediği duyguları ona karşı besliyordu. Henüz gün yüzüne çıkmamış duygulardı bunlar. Gidip konuşmalı mıydı? Konuşamazdı ki yine saçmalardı kızın karşısında küçük düşerdi. O kızı görünce birinci sınıf zamanlarına geri dönüyordu. O zamanlar yaptığı saçma hareketleri yapabiliyordu. Kızdan gözlerini kurtardıktan sonra insanların olmadığı tenha bir yere oturdu, uzun saçlarını yana doğru attı ve birazcıkta olsa dinlenmeye çalıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Salı 02 Kas. 2010, 21:41

    Yanından gelip geçen insan seli sanki içindeki tüm sıkıntıyı, yorgunluğu alıp götürüyordu.Ait olduğu dünyadan başka bir yere aitmiş gibi hissettiriyordu. Tanımadığı onlarca yüz,ses, karakter.. Ve belki de hiçbirini tanımayacaktı da sonsuza dek.Bir an varlardı Cherry için.Geçip giden sarışın bir kadın, geçerken yanlışlıkla çarpan küçük bir kız, ya da hararetli bir şekilde sevgilisiyle tartışan kızın şahit olduğu konuşmaları. İtalyancası henüz olmasını istediği kadar iyi değildi belki ama öğreniyordu, geliştiriyordu ve bu dili giderek sevmeye başlamıştı. " bella vista.. " diye mırıldandı kendi kendine.Bu tını, aksan hoşuna gitmişti.Yüzünde belirli belirsiz bir gülümseme belirdi.Meraklı gözlerini kameranın objektijine yaklaştırıp insanları bu delikten izlemeye başladığında ise sanki her şeyi daha iyi görüyordu şimdi.

    Başı hafifçe sağa sola dönüyordu, gördüğü bazı kareler çok hoşuna gidiyor, ölümsüzleştiriyordu onları. Kimi sinirli insan portreleri, kimi masum, mutlu ve heyecanlı küçük çocuklar. Objektifini tek başına oturan kendi yaşlarında bir gence çevirdiğinde bir an duraksadı.Fazlasıyla tanıdık bir yüz, neredeyse milyonlarca insan içinden tanıdık biri çıkacak kadar düşük bir ihtimal " Daniel ? " diye mıırılandı kendi kendine.Gerçekten o olabilir miydi? Gerçekten dünya bu kadar küçük müydü ki 6 yıldır sadece bir kaç kez karşılaştığı biriyle Roma'da aynı yere aynı anda gelecek kadar. Bakışlarını merakla objektiften alıp, kamerasını dizlerinin üzerine koyduktan sonra çocuğun oturduğu yere doğru bakmaya devam etti.Bu tarafa dönük olmadığından yüzünü tam göremiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Salı 02 Kas. 2010, 22:25

Yeterince dinlenmişti. Kalp atışları hızlı olsa da kan dolaşımı normale dönmüştü en azından fakat kalmak istemiyordu. Hogwarts'a gireli tam altı sene olmuştu ve herşeyden çok sevdiği o kızı sadece bir kaç defa görmüştü onda da konuşacak kadar aklı başında değildi. Karşısına böyle bir fırsat çıkmıştı. O kadar insanın içinde onunda orada olması, çocuğun onu görmesi çok büyük bir şanstı. Herkesin başına gelebilecek türden bir şey değildi. İşte o an Roma'ya gelmenin hayatında yaptığı en iyi şey olduğunu farketti. Kıza doğru bakamıyordu. Baktığı zaman yine heyecanlanacaktı kendisi de çok iyi biliyordu. Peki şimdi ne olacaktı demin küçük bir çocuk gibi davranıp konuşmaya cesaret edememişti. Evet, saçmalayacaktı. Komik duruma bile düşebilirdi ama bunu göze alması gerekiyordu.

Yerinden kalktı ve insan denizinin içinden kıza doğru yürümeye başladı. Kamerasının objektifiyle Roma'yı seyrediyordu. Böylesi bir kalabalıktan kim bilir ne çeşit fotoğraflar çıkarmıştı. Kızın onu görmediğini umarak kıza doğru iyice yaklaştı. "Daniel..." Daniel mi? Öyle bir söylemişti ki sanki kızın adı Daniel idi. "Şey, yani demek istediğim ben Daniel sen Cherry'sin tabi ki. Tanrım saçmalıyorum." Tahmin ettiği gibi gidiyordu. Bu andan itibaren zaten pek muhabbeti olmayan kızdan daha da uzaklaşıyor gibiydi. "Tamam toparlıyorum. Kusura bakma afalladım biraz. Selam Cherry. Daniel ben, okuldan umarım hatırlamışsındır."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 00:20

    Bakışlarını objektiften ayırmış merakla etrafı izliyordu, bir yandan ise Daniel'ın olduğu yöne bakmamaya çalışıyordu.Çünkü o tarafı izlediğini farkederse rezil olabilirdi.Sadece meraktı.Gerçekten Daniel olup olmadığını anlamaya çalışıyordu hepsi bu.Oysa çocukla tanışmışlıkları bile yoktu resmi olarak.Sadece uzaktan tanıyorlardı birbirini.Elbette bu Slytherinli çocuk onu tanımıyor bile olabilirdi.Bu yüzden görmemiş gibi yapmaya devam edecekti ve bu planına uydu, ta ki Daniel olduğunu düşündüğü çocuk ona doğru ilerlemeye başlayınca.Kesin onu izlediğini farkedip azarlayacak diye düşünüyordu..Bahanelerini dizmişti bile aklından.Tam ağzını açmaya kalkmıştı ki çocuk ona "Daniel.." diye seslenince bir anda afalladı.Sanki Cherry'nin aklından geçenleri okuyarak adını doğrulamıştı.Bir an şaşkınca yüzüne baktı, bir tek kelime bile çıkmamıştı ağzından."Şey, yani demek istediğim ben Daniel sen Cherry'sin tabi ki. Tanrım saçmalıyorum." ardından gelen açıklama ile iyice şaşkına dönmüştü.Ne diyeceğini bilmiyordu.Karşısındaki çocuk gerçekten paniklemiş miydi yoksa Cherry'e mi öyle geliyordu? Ama neden panikleyecekti ki? Belki de izlenmekten rahatsız olmuştu.Hadi ama.. O bir Slytherindi ve Cherryi azarlaması an meselesiydi, Cherry bunu biliyordu. "Tamam toparlıyorum. Kusura bakma afalladım biraz. Selam Cherry. Daniel ben, okuldan umarım hatırlamışsındır." Bu sözler üzerine şaşkınlık ifadesi resmen yüzüne sabitlenmişti.Şimdi ne mimikleri ne bakışları hareket ediyordu.Sadece hareketsiz bir biçimde çocuğun gözlerine bakıyordu.Sanki ne yapmaya çalıştığını anlıyormuş gibi.Oysa Cherrye panikle bakan bir çift gözden başka bir şey değillerdi.Sadece başını sallayabildi onaylarcasına "Evet, adım Cherry" saatlerdir konuşmamanın verdiği tembellik ile sesi biraz çatallanarak çıkmıştı.Hafifçe öksürüp daha net bir şekilde konuştu bu kez."Hatırladım Daniel, Galadhrim" diye ekledi sözlerine ne fazla resmi ne de lakayit bir ses tonu ile.Yüzünde kibarca oluşan bir tebessüm vardı şimdi. Asıl merak ettiği ise burada ne yaptığıydı, ama bunu daha az önce tanıştığı birine soramazdı, daha kendisini nereden tanıdığını bile sormuyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 09:11

Kızın şaşkın bakışları, çocuğun saçmaladığını onaylar gibiydi. Altı üstü bir selam verecekti ama bir ton cümle kurmuştu. Hepsi alakasız cümlelerdi. Aslında bu sebepten dolayı konuşmaya çalışmıştı. Artık bu saçmalıklara bir son vermesi gerekiyordu. Korkunun üzerine gidin derler ya hani. Aynı mantık işte konuşmaya korkuyordu ve üstüne gidiyordu. Bir Slytherin olarak doğası gereği hiçbir şeyden korkmazdı ama bu kızın karşısında küçük düşmekten çok korkuyordu. Bugün ise bu korkusunu yenmeyi düşünüyordu. Düşünmekten ziyade korkusunu yenecekti, kararlıydı. Evet, saçmalayacaktı ama yine de konuşmaya çalışacaktı. Bu onun için ilk fırsattı, son da olabilirdi. Bu şansı iyi değerlendirmeliydi. Bir yandan da aklından neler yapabileceğini geçiriyor, muhakemeler yapıyordu. Tek tek yaptığı hamleleri ve doğuracak sonuçları düşünmeye çalışıyordu. Bir süre sonra yaptığının saçmalık olduğunu farketti ve ne olacaksa olsun şeklinde düşünmeyi bıraktı.

Kafasını kaldırıp kızın gözlerine doğru odaklandı ve "Oh, hatırlamana sevindim." dedi mahçup bir surat ifadesiyle. Kız büyük ihtimalle genç büyücü ve benzeri felaketleri istemiyordu. Tatilinin tadını çıkarmak istiyordu belki de ama çocuk daha fazla kendisini tutamamıştı. Elinde olsa uzaklaşırdı o ortamdan ama onu bile yapamayacak kadar acizdi. Bir Hufflepuff bile şuan onu yere serebilirdi. Bunları düşünmek iyiden iyiye ezilmişlik hissini uyandırıyordu. Peki ya kız buraya fotoğraf çekmek için mi gelmişti yoksa öylesine geziyordu ve burada duraklamak mı istemişti? Sormadan anlamak imkansızdı. Yine konuşmam gerekecek. Kahretsin! "Cherry, Freja'yı tanırsın belki tanımıyorsan bile ben onunla kalıyorum. Roma'yı gezmeye gelmiştim." Biraz uzun konuşmuştu en azından kıza karşı sarfettiği diğer cümlelerin yanında hayli uzundu. Yutkunarak devam etti. "Bazı yerleri gezme fırsatı buldum, gayet hoş mekanlar. Bugün tiyatroyu gezmek için geldim buraya ama seni görünce..." Neden? Neden kurduğu cümleyi aklında toparlayarak söylemiyordu ki. Şimdi ne diyecekti? -Sana karşı çok özel şeyler hissettiğim için yanına geldim.- Böyle derse kızın asasını çıkarıp büyücünün boğazına dayaması için yeterli bir sebep olurdu. "... selam vermek istedim." Hıhı çok güzel bağlamıştı gerçekten, kırk yıl düşünülse akla gelmezdi. "Eğer müsaitsen tiyatroyu gezerken bana arkadaş olur musun?" Arkadaş mı? Bu çocuğun ağzına mühür vurulması gerekiyordu. Ebediyen! Arkadaş olmak isteyen kim? Kıza karşı beslediği duyguların arkadaşlık(!) duyguları olmadığını kendisi de çok iyi biliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 17:38

    Çocuğun yüzündeki ifade açıkca panik ve ne yapacağını bilememekle acizlik arasıydı, ama neden böyle bir durumda olduğu hakkında gerçekten hiçbir fikri yoktu Cherry'nin. Tamam bugün diğer günlere göre biraz daha paspal çıkmış olabilirdi sokağa ama gerçekten korkulacak kadar da ucube mi görünüyordu? Bu düşünce üzerine gülümsedi kendi kendine alayla.Bakışları bir an taş zemine doğru kaymış, daha sonra ise çocuğun sözleri üzerine yine merakla ona bakan yüze dönmüştü. "Cherry, Freja'yı tanırsın belki tanımıyorsan bile ben onunla kalıyorum. Roma'yı gezmeye gelmiştim." Freja? Hatırlamaya çalışmıştı.Gerçekten yapamamıştı.Belki de uzun zaman okuldan uzak kalmanın dezavantajıydı.Her an gördüğü birini bile hatırlaması bir kaç saniyesini alıyordu.Hele ki Roma'da böyle tanımadığı milyonlarca insanın arasında dolaşırken.Burada tanıdık birine rastlaması gerçekten milyonda bir şanstı. Planlansa bile başarılması güç bir işti. Freja'nın kim olabileceğine dair düşündüğünü belirtircesine kafasını hafifçe eğmişti ki ardından gelen başka bir cümle ile dikkati tekrar çocuğa dönmüştü. "Bazı yerleri gezme fırsatı buldum, gayet hoş mekanlar. Bugün tiyatroyu gezmek için geldim buraya ama seni görünce..." Bu çocuk gerçekten ne kadar çabuk cümle kuruyordu.Ona düşünmesi için zaman bile bırakmamıştı.Sanki karşılaştıkları anda sarfedeceği cümleleri bir kenara yazmış da Cherry'e düşünme fırsatı vermeden ardı ardına sıralıyordu. Bir an duraklaması ve cümlesini tamamlamaması üzerine merakla gözlerini çocuğunkilerde tutmaya devam etti. "... selam vermek istedim." Cherry hafifçe başını salladı, yüzünde hala aynı içten ve kibar gülümsemeyi tutuyordu.İlk anki kadar sabit ve taze. Tam konuşmak için ağzını açmıştı ki ardından sarfedilen sözler üzerine tekrar kısa bir süre için duraksadı. "Eğer müsaitsen tiyatroyu gezerken bana arkadaş olur musun?" Arkadaş olmak? Bir an yüzündeki şaşkın gülümseme yayıldı ve ne diyeceğini bilemeden etrafına bakındı.Kaşları kafası karışmış bir şekilde hafifçe çatılmıştı. "Şey.. " Hafifçe ayağa kalkarken kucağındaki fotoğraf makinesini oturduğu yere bırakmıştı.Bir elini kot pantolonunun arka cebine götürüp diğerini Daniel'a doğru uzattı yavaşça "Önce, tanıştığım memnun oldum Daniel" dedi yüzündeki gülümsemeyi biraz daha kısmaya çalışarak çünkü bu iş sırıtmaya doğru gidiyordu.Çocuğun onunla alay ettiğini sanmasını istemezdi.Ama yaptığı panik ve şaşkınlık ifadesi gerçekten hem biraz garip hem de sevimli duruyordu.Nedenini her ne kadar bilmese bile. "Ayrıca dolaşırken sana eşlik etmekten keyif duyarım, saatlerdir konuşmamanın yan etkilerini hissetmeye başladım bile" diyerek sesindeki hafif çatallanmayı da açıklamış olmuştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 18:37

Kızın elini bırakmak istemiyordu ve sanırım biraz fazla sıkıyordu. Bunu farkettiği anda yüzünde özür dilermişçesine bir ifadeyle elini bıraktı. Artık kendine bir çeki düzen vermesi gerekiyordu. Çocukça hareketler yaparak olacak iş değildi bu. Tamam isteyerek yapmıyordu belki de ama kendisini kontrol edebilirdi en azından. Seçmen şapka onu Slytherin'e yolladıysa o da elinden geldiğinin fazlasını yaparak o binayı onurlandırmalıydı, yerin dibine sokmamalıydı. Hem de genç cadının önünde hiç yapmamalıydı. Beraber takıldığı iki-üç arkadaşının yanında çok rahat davranabilirdi ama şuan daha efendi ve ağırbaşlı olmalıydı. "Harika! Ne duruyoruz gidelim o halde." Kız, genç büyücünün koluna girerek ona eşlik etmeye başladı. Mimarisi, tarihi veya herhangi bir özelliği hakkında tek bilgisi olmayan çocuğun umursayacak başka konuları vardı. Daha önce hiç bu kadar yakınlaşmamıştı kızla ve şuan ciddi anlamda heyecanlıydı. Tam düzelmeye karar verecekken davranışları yine tedirginleşmeye başladı. Bu kadar mı çok seviyordu? Daniel Galadhrim, Slytherin megalomanı Daniel Galadhrim nasıl olurda bir kız aşık olurdu. Akıl sır ermiyordu ama olmuştu işte. Sonuçta o da insandı ve derinlerde de olsa bazı duygulara sahipti. Maharet o duyguları ortaya çıkarmaktı. Bu işi de en iyi yapan kişi Cherry idi. Sevmek, aşık olmak nasıl bir duyguydu bilmiyordu. Şuan hissettiği şey olmalıydı belki de tam olarak anlayamamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 18:47

    Cherry sözleri karşısında "Ben de memnun oldum.." tarzında bir şeyler bekliyordu en azından ama karşısındaki çocuk onun da sandığı kadar aklı başında değildi belli ki.Daniel denen bu çocuk hakkında hiçbir şey bilmiyordu belki ancak şuan tek bildiği çocuğun aklının kesinlikle başka bir yerde olduğuydu.Bedeni burada olabilirdi ama aklından konuştuklarından başka şeyler geçtiği fazlasıyla belli oluyordu.Yine de bozuntuya vermeden gülümsemeye devam etti. "Harika! Ne duruyoruz gidelim o halde." demesi ve koluna girmesi üzerine, oturduğu yerdeki fotoğraf makinesini tekrar çantasına, çantasını da koluna atarak yürümeye başladı Daniel ile. Dolaşırlarken etrafı izliyorlardı ancak daha az önce resmi olarak tanıştığı biriyle kol kola gezmek gerçekten garip gelmişti.Hayır, Cherry elbette soğuk biri değildi, oldukça sıcakkanlı olduğu bile söylenebilirdi, çabuk uyum sağlar, insanların ona kanının çabuk ısınmasını sağlardı, çünkü içtendi.Ama bir erkeğin, hele ki Slytherin ise; ona böyle davranması kesinlikle normal karşılanacak bir şey değildi.Bir dakika kadar süren sessizliği artık bozması gerekiyordu, çünkü bir şeylerin yolunda gitmeyeceğini sezmeye başlamıştı "Buraya ilk kez geliyorum,zaten Roma'da da daha önce bir kez bulunmuştum, ancak burayı her gün ziyaret ediyormuş gibi hissediyorum.Hakkında çok fazla okudum ve araştırdım.İnternetten, efsanelerden, kitaplardan.. Neredeyse her köşesini biliyorum sanırım" dedi rahat bir tavırla.Aslında o kadar da rahat değildi.Yüzünde hafif gergin bir gülümseme vardı.Bu Daniel'dan rahatsız olduğu için değil bir anda kendini nasıl böyle bir duruma soktuğunu hala anlayamadığı içindi.Cümleleri biraz fazla hızlı kurmuş olabilirdi.Bazen çok hızlı konuşuyor, kendi bile anlamıyordu ne dediğini.Yürümeyi bir an için durdurup Daniel'ın yüzüne baktı hafifçe kaşlarını çatarak.Kendisini anlayıp anlamadığını görmek istercesine bekliyordu tepkisini.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 19:22

Hayatı boyunca geçirdiği en güzel zamanlardı. Hep hayal ettiği gibi değildi belki de ama kızın yanında olmak bile ona fazlasıyla yetiyordu. Bütün ömrü boyunca onunla bu şekilde gezebilirdi. Zaman ve mekan önemli değildi. Onunla beraber olsun başka bir şey istemezdi. Yüzündeki tedirgin ifade kendisini yavaş yavaş rahatlığa bırakıyordu. En az onun kadar kızda tedirgindi ama soğukkanlıydı, belli etmiyordu. Büyük ihtimalle bir süre sonra çocukta öyle olacaktı. Doyasıya kıza bakmak istiyordu ama daha yeni tanışmışlardı. En azından kıza göre öyleydi. Genç büyücü zaten altı senedir seviyordu onu. Keşke ilk gördüğü zaman söyleseydi ona da şimdiye kadar temeli sağlam bir ilişkileri olsaydı. Akılsız başının cezasını çekiyordu. İki yabancıdan ibaretlerdi şuan. Kıza göz ucuyla bakmaya çalıştığında kızın dudaklarının aralandığını görüp bakışlarını betona doğru çevirmişti. "Buraya ilk kez geliyorum,zaten Roma'da da daha önce bir kez bulunmuştum, ancak burayı her gün ziyaret ediyormuş gibi hissediyorum.Hakkında çok fazla okudum ve araştırdım.İnternetten, efsanelerden, kitaplardan.. Neredeyse her köşesini biliyorum sanırım" Kendisi daha yeni yeni okuma alışkanlığı kazandığı için buralar hakkında hiçbir şey okumamıştı, daha önce de burada bulunmamıştı. Dolayısıyla burası hakkında hiç bir bilgisi yoktu. "O halde rolleri değişmemiz gerekecek, benim seni değil de senin beni gezdirmen gerekecek." Tedirgin ifade artık kaybolmuştu ve kızın yanında biraz daha rahat davranıyordu artık. En azından saçmalamıyordu. Bunları söyledikten sonra bir kaşını yukarıya kaldırıp kendince sevimli olduğunu düşündüğü bir bakış attı kıza doğru. Tekrar bakışlarını üzerinde yürüdükleri zemine çevirmişti. Başını öne eğdiği zamanlara pek nadir rastlanırdı. Genelde bir şeyler gizlediği zaman yapardı. Fazla gizlisi saklısı olmadığı içinde arada bir Freja, Andromede ve Melodie'nin yanındayken yapardı bu hareketi. Onlar tabi işin gerçeğini bildiği için ağzındaki baklayı çıkartmasını söylerlerdi ama kız bunu bilmiyordu o yüzden şuan kendisini hiç olmadığı kadar rahat hissediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 19:42

    Sarfettiği hızlı sözler üzerine, bakışları çocuğun yüzünde gezerken anladığına dair bir işaret bekliyordu.Yoksa kendini gerçekten rezil hissedecekti.Bazen bu kadar hızlı konuştuğu için kendini cezalandırası geliyordu. Tadı iğrenç iksirler içmek, böyle saatlerce konuşmamak falan. Çocuğun yüzünde rahat bir ifade ve ardından gelen "O halde rolleri değişmemiz gerekecek, benim seni değil de senin beni gezdirmen gerekecek." sözleri ile resmen rahatlamıştı.Çocuk ne alaycı bir tepki vermiş ne de anlamamış gibi bakmıştı.Evet demek ki o kadar hızlı konuşmamıştı.Göğüs kafesinde tuttuğu havayı yavaşça dışarı verirken yüzüne yine o rahatlama refleksi ile tanıdık gülümseme yerleşmişti.Ayrıca çocuğun bu sözleri sarfederken tek kaşını hafifçe kaldırması çok ilginçti.Bir anda yürümeyi kesip çocuğa döndü tamamen. Birden gülmüştü bu tepkiye." Bunu nasıl yaptın ?" dedi şaşkınlıkla bir kahkaha koyvererek.Hayret ifadesi içinde çocuğun yüzüne bakıyordu.Şaşkınlık, alaycılık gibi reflekslerde istem dışı tek kaşını kaldıranı görmüştü ama bu çocuğun az önce yaptığı şey gayet de bilerek yaptığını görmüştü.Ani bir refleks değildi çünkü. Gözlerini havaya dikip sanki kaşlarına bakıyormuş gibi yaparak tek kaşını kaldırmaya çalıştı ama yok, yapamıyordu.Rezil olduğunu hissedercesine kıkırdayıp bunu yapmaktan vazgeçti "Tamam ben yapamıyorum demek ki" diyerek sırıtmaya devam etti hafifçe.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 20:06

Kızın gülmesiyle birlikte iyice rahatlamıştı. Kendisini deminden beri bir türlü bulamadığı o rahatlığın içinde bulmuştu. Uyanmak istemiyordu. Bu bir rüya olmalıydı ve doğal olarak uyanmak istemiyordu, evet öyleydi çünkü böyle güzel şeyler sadece rüyalarda olurdu. Onun şuan başına gelen şey ise rüyasında bile göremeyeceği şeylerdi belki de. "Bunu nasıl yaptın ?" O da nasıl yaptığını bilmiyordu ki. Sadece yapıyordu. Aslında yapmadan önce tereddütteydi. Yine çocuksu gözükmek istemiyordu ama kızın gülmesiyle yüreğine su serpilmişti. O gülsün diye her türlü çocuksu hareketi yapmaya hazırdı. Onun bir gülüşü zaten ömrüne ömür katıyordu. Kaşlarını orantısız şekilde aşağı yukarı oynattığında gerçekten tapılası bir tatlılık oluyordu yüzünde. Elinden gelse yanaklarını kızartana kadar sıkabilirdi ama kıza karşı ayıp olurdu tabi ki. "Tamam ben yapamıyorum demek ki" Biraz daha çalışsa olurdu sanki. Zaman geçtikçe kendisini kıza daha çok kaptırmış bir şekilde buluyordu. Ona aşık olduğunu söylemek istemiyordu. Daha aralarında arkadaşlık bağı bile yok sayılırdı. Bunu söylemek çok ağır olurdu. Daha bir kaç saat önce tanıştığı kıza Seni Seviyorum demek gerçekten akıl karı değildi. İlerleyen zamanlarda belki söyleyebilirdi. İçini kemirmesindense olumlu veya olumsuz bir cevap alırdı en azından rahatlardı. "Imm, şey... Yapamıyorsun ama yapmaya çalışırken bile benden daha tatlı gözüktüğünü söylemeliyim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Charmy Blossom
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ilgaz
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 48
Mücadele Tarafı : --
Belirgin Özellikleri : Cheerful, Twins
RP Sevgilisi : No

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 21:04

' Hey! İkiz gülümse. '
Bağırtımın ardından koşarak ikilinin yanına geldim. Daha önce okulda gördüğüm bu çocuk şimdi Cherry'nin içine düşlecek gibiydi. Bu komik duruma gülmemek adına kendimi tutuyordum; ama bunu balarabildiğimi söyleyemeyeceğim. Cherry'nin mimik hareketleri ne kadar eğlendiğini belli ediyordu. Genede bu çocuğun bu şekilde ikizime sulanması hoşuma gitmemişti. Fotoğraf makinesini çocuğa döndürerek bir fotoğrafını çektim. Hemen sonra gülümseyerek makinenin arkasından çıktım. Saçlarımı geriye atarak elimi uzattım. En sinir bozucu gülüşümle beraber başımı salladım. Çocuğun soran gözlerine bakarken ' Ne kadar da aptal. ' diye geçirdim içimden. Bu denli yavaşları hiç sevmezdim. Özellikle ikizime asılanları. Genede hemen çocuğun üstüne atlamayacaktım. Böyle tarihi bir ortamda bunu yapmak hoşuma gitmezdi. Hem Cherry bu yüzden gene bana patlerdı ve sorna al başına belayı. Kendimi tutamayarak ' Ben Charmy. Her ne kadar Cherry'nin içine düşecek olsanda bari adımı bil. ' diyerek gülümsedim. Çocuğın bu patavatsızlığım karşısında kalakaldığını hissederek gülmemi engelliyemedim. Altımdaki şortumun belini yukarı çekerek askılımı düzelttim. Başımda duran fötr şapkayı biraz daha önüme çekerek Cherry'e baktım. Bana kızgın olduğu belliydi. Patavatsızlığımı gene gereksiz bulmuş ve belkide fazla hızlı bulmuştu. Onun bu sevimli, kuralcı ve kibar tavırları hoşuma gitmiyordu. Genede bu ikizimi çok sevmediğim anlamına gelmezdi. İçime dolan hisle alt dudağımı ısırarak ' Bu salağa şimdi fotoğrafımızı çekmesini söylersem kesin çeker. Tabi Cherry'nin resmini kesip vermeyi vaat etmeyi unutmayayım. Gerçi o kadar benziyoruz ki bu salak ayırt edemez bile. Aşık budala. ' diye düşünürken hemen makineyi çocuğa uzattım. Daha deminki kabalığıma - sanki çok umrumdaymış gibi - tatlı bir gülümsemeyle karşılık vermeye çalışarak ' Acaba fotoğrafımızı çeker misin? Söz Cherry'i kesip vereceğim. ' elimi ağzıma götürerek ' Ups.. Pardon. ' diyiverdim. Tatlı bir göz kırpmanın ardından bana kızgın kızgın bakan ikizimin yanına geçtim. Onun bu haline aldırmadan elimi omzuna attım. Onun gene gülmediğini görerek ' Hadi ama! Sonra kötü çıktım diye sızlanacaksın. ' diyerek onu gülmeye teşvik etmeye çalıştım. Bu yaptıklarımın sonunda beni öldüreceğini bilsemde şu anki eğlence buna yeterdi. En tatlı gülümsememi takınırken bize kamerayla bakan aşık çocuğa baktım. Adının ne olduğunu bile sormadığımı farkedince gülüşüm biraz daha arttı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 21:26

    Gerçekten uğraşmıştı ama olmamıştı.Yani kendini ne kadar çocuksu ve aptal gösterdiğini düşünmek bile istemiyordu zaten. Çocuğun Cherry'nin yaptıklarını anlamaya çalışırkenki ifadesi ise gerçekten gülmeye değerdi.'Ne yapıyor bu?' dercesine bir şaşkınlık vardı yüzünde. "Imm, şey... Yapamıyorsun ama yapmaya çalışırken bile benden daha tatlı gözüktüğünü söylemeliyim." İki kaşını birden hafifçe kaldırarak çocuğun yüzüne baktı "Senden bile? Hmm.. bu gerçekten çok.. mütevazice" diyerek alaycı bir şekilde sırıttı Daniel'a.Gerçekten ukalalık yapmadığını biliyordu, en azından bunu kastetmemişti herhalde, ama zaten Cherry'nin amacı ise biraz olsun duruma espri katmaktı.Daha Daniel'dan bir cevap almadan duyduğu ses ile yüzündeki gülümseme bir anda şok ifadesine dönmüştü. ' Hey! İkiz gülümse. ' Gözlerini birden kapatıp içinden mırıldanmaya başlamıştı bile Cherry "Tanrım, hayır, lütfen bunun bir şaka olduğunu söyle, lütfen!" Ancak beklediği cevap her ne ise, olumlu olmayacağı kesindi çünkü gözlerini açması ile ikizini karşısında bulması bir olmuştu. ' Ben Charmy. Her ne kadar Cherry'nin içine düşecek olsanda bari adımı bil. ' Cherry gözlerini faltaşı gibi açmış bir şekilde Charmy'e bakıyordu, ancak bu hali Daniel'ı ürkütebilirdi, yüzünü az önceki haline getirerek şaşkınlığını içine atmayı tercih etti.İkizini görmek değildi sinirini bozan,Charm her zamanki gibi yine patavatsızlık ediyordu.Hele ki içine düşmekle ilgili söyledikleri kesinlikle çok kabaydı! Bir an Daniel'a dönüp özür dilercesine baktı. İkizinin böyle davranması onun şaşırtmıyordu ama Daniel'ın yanlış anlayıp alınacağı kesindi.Kim olsa alınırdı.Charmy hiç değişmiyordu gerçekten.Kızgın bakışları ile ikizine bakarken o ise hiç istifini bozmadan sırıtarak Daniel'a kamerasını uzatmıştı bile ' Acaba fotoğrafımızı çeker misin? Söz Cherry'i kesip vereceğim. ' Cherry bu kez dayanamayıp dirseği ile sertçe dürttü ikizini. "Charm!" dedi sinirli bir fısıltı ile.Dik dik ikizine bakıyordu ama Charmy ona bakmıyordu bile.Objektife bakarak sırıtıyordu pis pis.Kameraya doğru yapmacık bir gülümseme gösterdikten sonra, tekrar özür diler gibi bir bakış attı Daniel'a ve daha fazla saçmalamadan sözünü kesmek için ikizine döndü "Ah Charmy! Nasıl özledim seni bir bilsen!" Arkasını Daniel'a dönecek şekilde ikizine sıkıca sarılırken bir yandan kulağına doğru fısıldıyordu sinirle."Bunu hemen kesmezsen seni o aptal fotoğraf makinenle İtalyanın diğer tarafına uçururum Charmy" Şuan bu sinirle sarılmanın ötesinde onu sıkıp burada boğabilirdi. Yavaşça geri çekilirken yüzüne o sevimli gülümsemeyi koymuştu yine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Çarş. 03 Kas. 2010, 22:41

"Senden bile? Hmm.. bu gerçekten çok.. mütevazice" Ona göre öyle olabilirdi ama çocuk, onun dünyadaki en tatlı kız olduğu görüşündeydi. Bu görüşünü hiç kimse değiştiremezdi. "Mütevazice demek yerine gerçekçi desek daha doğru olmaz mı?" dedi tebessüm ederek. Yüzündeki tebessümü alıp götüren bir şey olmuştu. Tebessümü silen kişi Charmy'den başkası değildi. "Hey! İkiz gülümse." Hey! İkiz gülümse mi? Tanrı aşkına ne yapmaya çalışıyordu. Baş başa vakit geçiren iki insanın arasına bu şekilde damlanmazdı. Densizliğin son noktasıydı. Yanında Cherry olmasa çok ağır şeyler söyleyip kalbini kırabilirdi ama kızın yanında çizgisinden çıkmak istemiyordu. Hoş onda kalp olduğu da şüpheliydi ama bilimsel olarak olması lazımdı. "Ben Charmy. Her ne kadar Cherry'nin içine düşecek olsanda bari adımı bil." Bu kız gerçekten haddini aşıyordu. Sefil bir Hufflepuff'lıya göre ne kadar büyük bir ağzı vardı. Ağzı olan konuşuyor tabiri buradan geliyor olmalıydı. Asasını kaldırıp kızın boğazına dayamamasının tek sebebi Cherry idi. Sinirlerini boşaltamıyordu. Zaten birkaç dakika önce atmıştı üzerindeki gerginliği şimdi bu kız ortaya çıkınca eski halinden daha beter olmuştu. Kızın dudakları tekrar aralandığında çocuğun suratı düştü. "Acaba fotoğrafımızı çeker misin? Söz Cherry'i kesip vereceğim." Şakacı şey seni. Belki de seni kessek(!) herkes için daha hayırlı bir şey yapmış oluruz.Olanlar karşısında ağzını açıp tek kelime etmemişti. Cherry'i iyice mahçup duruma sokmaya başlamıştı. Yüzündeki ifadeden özür dilemek istediği belli oluyordu. "Birilerinin geldiği hemen anlaşılıyor." dedi sağ omzuna ağzını yaklaştırarak ve öksürerek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Charmy Blossom
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ilgaz
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 48
Mücadele Tarafı : --
Belirgin Özellikleri : Cheerful, Twins
RP Sevgilisi : No

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   C.tesi 06 Kas. 2010, 14:06

Çocuğun istemsiz olduğunu belli eden sesiyle söylediği sözler bir anda beynime kazındı. İkizimin hşnutsuz gözlerine gülerek geçebilirdim; ama bir başkası bana böyle bir laf ederse kıyamet kopardı. İkizime tatlılıkla sarılırken ' Şu askıntının diline hakim ol yoksa onu parçalayabilirim tatlım. ' diye soludum. Çocuğun bunu duymadığını biliyordum. Bu yüzden en tatlı gülümsememi takındım. ' Oyunlarına devam et Charm. İkizini üzmediği sürece bu çocuğa bir takıntın olmayacak. Gerçi şu tipik erkek tiplemesiyle son derece itici ama... ' Çocuğa doğru ilerleyerek makinemi elinden hızla çektim. Hafif tehditkar başıklarımla dudaklarımı yukarı doğru büzerek ' Laflarına dikkat et! ' diye bir tehdit savurdum. Çocuğun bunu anlamasını ve bir daha bu tarz bir şey dememesini umuyordum. Yoksa onu bu tiyatronun içerisinde tarihi eser olması için kapatabilirdim. Saçlarımı geriye atarak döndüm biraz sıkıntılı bir ses çıkartarak taş zemine oturdum. Kucağıma koyduğum makinenin ardından ayakta duran ikiliye baktım. Kendimi onların arasında üçüncü şahıs gibi hissediyordum; ama ikizim bir erkeğe kolay kanmadan onu tanımalıydı. Bu sebepten bu üçüncü şahıs durumlarını zorlayacaktım. Çocuğa dik dik bakarak ' Söyle bakalım hangi binadansın? ' diye bir soru yönelttim. Hogwarts'da olduğu belliydi; ama daha önce ona hiç dikkat etmemiştim. Bu denli çelimsiz bir oğlana dikkat etmek zaten çok gereksizdi. Çocuğun binasına ve binasını söyleyiş tarzına göre genel bir kişilik analizi yapmak kolay olacaktı. Bu yüzden çocuğun cevabını dört gözle beklemeye başladım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   C.tesi 06 Kas. 2010, 15:39

Kızın dik bakışları, çocuğun korkması gerektiğini söyler gibiydi ama ne yazık ki bir kızdan hem de bir Hufflepuff'lıdan hiç bir erkek korkmazdı. Korkanlar olsa bile genç büyücüyü onlar ilgilendirmiyordu. "Laflarına dikkat et!" Umarsız bir ifadeyle kıza doğru baktı, ukala ve bir o kadar da vurdumduymaz. Bu lafı söylerken aklından neler geçiriyordu? Çocuğu alt edebileceğini düşünüyor olmalıydı. Yoksa buna cüret edemezdi. Anlaşılan büyücüyü tanımıyordu, tanımaması da iyi olurdu hani. Kız beton bir zemine oturup kamerasını kucağına koymuştu. Çocuğun suratına dik dik bakarak "Söyle bakalım hangi binadansın?" diye sordu. Senin gibi aciz bir Hufflepuff'lı olmadığım belli oluyor bence. Gözlerini devirerek "Slytherin." dedi. Sormasına gerek yoktu aslında birazcık onunla vakit geçirse anlardı binasını. O küstahlık, ukalalık, kendini beğenmişlik anlaması için yeter hatta artardı bile. Tabi Cherry'nin yanında anlayamazdı. Cherry varken Slytherin imajını bozmamaya çalışsa da yapamıyordu. Aşık olduğunu çok belli ediyor, kızın gözlerinden ayıramıyordu gözlerini. Aşık olduğu kızın ikiziyle tartışmak istemiyordu ama onun da ileri gitmemesi lazımdı. Kendisine hakim olması lazımdı. Çocuğun damarına basıldığı zaman neler yapabileceğini kendisi bile bilmiyordu. Sadece bu kızın çok ileriye gidip damarına basmamasını umuyordu. Yoksa Cherry, hiç hoş olmayacak manzaralara tanık olacaktı. Zaten yeni tanıdığı çocuktan tamamen soğuyabilirdi ve olan genç büyücüye olurdu. Aşkıyla beraber ortada kalakalırdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   C.tesi 06 Kas. 2010, 19:23

    Charmy'nin davranışları gerçekten sınırları zorluyordu.Cherry ona katlanmak konusunda yılların tecrübesi ile alışmış olabilirdi ancak herkes ona katlanacak diye bir şey yoktu.Nasıl oldu da seçmen şapka onu Hufflepuff'a koydu gerçekten anlamıyordu.Hatta belki de Daniel ile Charmy binalarını değişmelilerdi? İkiz ile Daniel arasında geçen gergin konuşmayı dinlerken dudağını ısırıyordu hafifçe.Charmynin makinesini elinden alıp Romanın diğer tarafına uçurmamak ve az önceki lanet fotoğrafı yok etmemek için kendini nasıl tuttuğunu bir o biliyordu.Yüzündeki tatlı ama oldukça gergin gülümsemeyi kaybetmeden konuşmalarının - daha doğrusu atışmalarının - devam etmemesi için ortaya atıldı "O halde belki de seninle küçük turun bittiğinde kaldığın otel, ev işte her ne ise orada görüşmeliyiz Charm! " diye giriverdi konuşmanın arasına.Bakışları ikizinin üzerinde sabit bir şekilde dururken aslında bu öneririnin bir tekliften çok emir havasında olduğunu Charm anlamış olmalıydı.Eğer ona şuan itiraz ederse ikiz falan dinlemeden laneti suratına yiyecekti. Buna mecbur kalmak istemiyordu.Hem emredici hem de rica edici bir tavırla ikizinden bakışlarını aldıktan sonra Daniel'a döndü "Tiyatronun kuzey kısmında küçük bir kafe görmüştüm.Restore edilmiş kısımda, çok güzel kahveleri var" diyerek yüzündeki gerginliği atmaya çalıştı.Daniel'a yapılan saygısızlığı telafi etmek elbette Cherry'e düşecekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Charmy Blossom
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ilgaz
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 48
Mücadele Tarafı : --
Belirgin Özellikleri : Cheerful, Twins
RP Sevgilisi : No

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   C.tesi 06 Kas. 2010, 21:09

Çocuğun kendini baskılamak isteyen Slytherin diyişiyle beraber gerçek duygularına hissetmiştim. Cherry bana deli diyebilirdi; ama bu çocuğun tipik bir Slytherin'li olduğu kesindi. Kardeşimi etkilemek için takınacağı hiçbir melek suratını bana yediremezdi. Aslında oda yedirmeye çalışmıyordu. Benim Hufflepuff oluşumla beni küçümsediğini bakışlarından anlayabiliyordum. Genede kendimi gülmemek için alı koymadım. Büyük bir kahkahanın ardından ' Belli, belli. ' diye soludum. Çocuğun ne demeye çalıştığımı anlamadığını bildiğimden hemen ' Ah.. Pardon, sen Slytherin'din dimi tıslamalardan başka bir şey anlamazsın. Genede üzülme belki çok geç kalmamışızdır. ' Cherry'ye dönüp gülümseyerek ' Hala umut vardır. Ha, ne dersin? ' diye sözümü tamamladım. Daha sonra yüzümü buruşturarak çocuğa döndüm. Yerimden kalkıp kameramı boynuma asarak çocuğun burnuna girdim ve onu inceliyormuş gibi yaptım. Kısa bir sürenin ardından dudağımı aşağa doğru büzerek ' Yok, yok. Hiç sanmıyorum. ' diyip arkamı döndüm.

Bu durum Cherry'ye son darbeyi vurmuş olacakki ikizim dayanmayarak beni alenen kovmaya yeltendi. Kendimi sinir küpü olmuş olarak bulmam gerekirken bu halden çok mutlu oldum. Yüzüme en melek gülümsememi yerleştirerek ikizimin konuşmalarını dinlemekten başka çarem yoktu. Onu dinlerken bir taraftanda makinemle oynuyordum. Sonunda Daniel'le kahve teklif edince başımı kaldırdım. Çocuğun sırıtışı bin metre öteden bile anlaşılırdı. Bu durumda araya girmem gerektiğini düşünerek ' Bir şey bul Charm. ' dedim kendi kendime. Kısa bir sürenin sonunda çocuğun cevap vermesine fırsat vermeden - ki fırsat versem en kibar ses tonu ve aksanıyla Cherry'i tavlamak adına seve seve kabul edecekti. - ileri atıldım. Melek gibi tatlı sesimle ' Öyle deme kardeşim. Biraz sizinle vakit geçireyim de Daniel'i daha yakından tanıyalım. Hem belki ondan kız tavlamak için sinsilikle nasıl rol yapılır onu öğrenirim. ' diyiverdim. Büyük bir heyecan bakışımla Daniel'e dönerek ellerimi çenemde birleştirdim. En ısrarcı ve komik tavrımla ' Ne dersin sende ilerde l*zbiyen olursem bir şansım olabilir mi? Nolur yardım et. Ben senin kadar iyi rol yapamıyorum. ' dememin ardından büyük bir kahkaha kopardım. Karnımı tutarak gülmeye başladığımda çocuğun kesinlikle çok sinirlendiğini biliyordum. Aslında insanlara böyle davranmaktan hoşlanmasamda ikizimi tavlamak adına sinside rol yapan tıstıslara bunu yapmaktan hiç çekinmezdim. Daha sonralarıda bir gram pişmanlık duymayacağıma emindim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   C.tesi 06 Kas. 2010, 21:49

"Ah.. Pardon, sen Slytherin'din dimi tıslamalardan başka bir şey anlamazsın. Genede üzülme belki çok geç kalmamışızdır."

Bu kız gerçekten çok komikti. Slytherin hakkında bildikleri şeyler kulaktan dolma bilgilerdi. Bir Slytherin karşısında böyle konuşmasından anlaşılıyordu. Cherry'e dönerek "Hala umut vardır. Ha, ne dersin?" dedi ve daha sonra sustu. Genç büyücünün burnunun dibine kadar giren kız dudağını büzdü ve "Yok, yok. Hiç sanmıyorum." diyip arkasını döndü. Kıza, için için gülmeye devam ediyordu. Kendisini bu kadar küçük düşürmemeliydi. İlk intiba çok önemlidir. Bunu bilmiyor muydu? Şimdi o kız, genç büyücünün gözünde boş konuşan, dünyada olmasının bir manası olmayan, gereksiz bir büyücüden ibaretti.

"O halde belki de seninle küçük turun bittiğinde kaldığın otel, ev işte her ne ise orada görüşmeliyiz Charm!"

Şu kızı bile mahçup duruma düşürdüğü için kendinden utanmalıydı. Tamam, genç büyücü için bir sorun teşkil etmiyordu. Aslında mahçup olmasına gerek bile yoktu ama kibarlığı buna izin vermiyordu. Azıcık ikizine çekseydi insan olabilirdi belki de. Hadi diyelim olamıyordu bari Cherry'i feyz alıp taklit falan etseydi. Topluluk içindeyken sırıtmazdı en azından, benimsenirdi.

"Tiyatronun kuzey kısmında küçük bir kafe görmüştüm.Restore edilmiş kısımda, çok güzel kahveleri var"

Tam cevap vermek üzere dudaklarını aralamıştı ki saçı uzun aklı kısa olan kızımız yine hiç zaman kaybetmeden lafa atladı. "Öyle deme kardeşim. Biraz sizinle vakit geçireyim de Daniel'i daha yakından tanıyalım. Hem belki ondan kız tavlamak için sinsilikle nasıl rol yapılır onu öğrenirim." Tanıyalım? Daha bir kaç saat öncesine kadar ortalarda bile yoktu. Şimdi genç büyücüyü tanımaktan bahsediyordu. Sözlerini tekrar aklına getirince bir gariplik farketti. Kız tavlamak mı? Sanki kız içini okurmuş gibi "Ne dersin sende ilerde l*zbiyen olursam bir şansım olabilir mi? Nolur yardım et. Ben senin kadar iyi rol yapamıyorum." Tamam, bir insan daha fazla kendini küçük düşüremez. Charmy Blossom, genç büyücünün aklında işe yaramazlar listesinin başını çekmişti bir anda. Hele kocaman ağzına yayılan o gülüş yok muydu? Bir ampul kadar boş ama parlak.

"Cherry?" diyerek kıza doğru baktı. Yüzünde küçük bir tebessüm vardı. Hayatının en güzel anlarını mahveden zekadan yoksun bir kızı kafasına takacak değildi. Bir cevap verse karşılığında boş, boş ve boş karşılıklar alacağını adı gibi biliyordu. Sabahtan akşama kadar konuşsa yine de boş konuşurdu. "Ne diyorsun, gidiyor muyuz?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cherry Blossom
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mine (gabby olan,ya da alison)
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 45
Mücadele Tarafı : -

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Paz 07 Kas. 2010, 13:20

    Charmynin davranışlarını nefes bile almadan izliyordu.Evet onu çok seviyordu,sonuçta diğer yarısıydı.Karakterleri ne kadar zıt olsa da bu ona değer vermemesi için yeterli değildi.Bunu 16 yıldır koruyorlardı ve ne yaşarlarsa yaşasınlar birbirlerinin hep yanında olmuşlardı.Cherry onun saçmalamalarına sonsuza dek bile katlanabilirdi, ama başkalarına bunu yapmaya hakkı yoktu.Hele ki başkalarının yanında Cherry'e bunu yapma hakkı hiç yoktu. İkizinden duyduğu sözler üzerine bakışları bir an donarak sabitlendi. ' Öyle deme kardeşim. Biraz sizinle vakit geçireyim de Daniel'i daha yakından tanıyalım. Hem belki ondan kız tavlamak için sinsilikle nasıl rol yapılır onu öğrenirim. ' Daha önce hiç olmadığı kadar sinirliydi şimdi. Öyle ki ağzını açıp tek kelime bile edemiyordu.Hadi Daniel'a sataşmak hoşuna gitmişti diyelim, bunu Cherrynin yanında nasıl yapabilirdi? Kendi eğlencesini ikizinin iyiliğinin önüne geçirdiği anda içinde bir anda daha önce hiç hissetmediği bir öfke ve nefret belirdi. ' Ne dersin sende ilerde l*zbiyen olursem bir şansım olabilir mi? Nolur yardım et. Ben senin kadar iyi rol yapamıyorum. ' Bir anda olmuştu her şey.Cherrynin eli hızla asasına gitti hırkasının iç cebindeki ama çekmedi. İkisinin tam ortasında duruyordu, hatta tenis maçı izleyen bir hakem gibi hissediyordu kendini.Belki de filenin ta kendisiydi.İkizinin alaycı sözünü bitirmesi ile Cherrynin çığlığı basması bir olmuştu "Yeter !" sesi bir anda antik tiyatroda yankılandı. Daniel'ın Charmye aldırmadan ona yönelttiği cümleyi bile duyamamıştı.Ses her yana dağılmış, bir çok turist belki ne dediğini bile anlamadıkları çığlık atan kıza bakıyordu şimdi. Dakikalardır susuyor olmanın sonucunda biriktirdiği her şey tek bir kelime ile dışarı çıkmıştı sanki.Daha önce hissetmediği kadar sinirli ve güçlü hissediyordu.Böyle bir şeyi hiç yapmamıştı.Daniel'ın ve ikizinin ona şaşkın gözlerle baktığını görebiliyordu.Umursamadan Cherry'e bakmaya devam etti dik dik "Gerçekten yeter, önceliklerinin ne olduğuna karar vermelisin artık" daha alçak bir sesle söylediği bu cümleden hemen sonra az önce oturdu yere bıraktığı çantasını aldı ve elbette fotoğraf makinesin çantasını bir de.İkisini de koluna taktıktan sonra tekrar ikizine bakarak ekledi. "Zevklerin bana verdiğin değerin önüne geçtiği an ben yokum Charmy" oldukça sakin ama bir o kadar tehditkar bir ses tonu ile son cümlesini de ekledikten sonra tiyatroyu terketmek için doğu kapısına yönlendi.Yanından geçerken bir an için Daniel'a özür dilercesine bakıp bir kaç saniye içinde kapıdan çıktı ve gözden kayboldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://fiendfyre.yetkin-forum.com/karakter-kart-f15/c-h-e-r-r-y-
Charmy Blossom
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ilgaz
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 48
Mücadele Tarafı : --
Belirgin Özellikleri : Cheerful, Twins
RP Sevgilisi : No

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Paz 07 Kas. 2010, 19:42

İkizimin lafları ve çekip gitmesinin ardından bana dank edenler birbirini izledi. Karşımda duran çocuğa çok fazla saygısızlık yaptığımı farketmiştim; ama bir anda çıkan bir Slytherin'linin ikizimi yırpalayacağına ben onla kavga ederdim daha iyi. İkizimin üzülmesine dayanamazdım. Şu an onu üzdüğümün farkındaydım. Genede ielride bu çocuğun üzebileceğinden akt kat daha azdı. Bu yüzden yaptıkalrımdan bir nebze pişman değidlim. Çocuğa bakan gözlerim şaşkınlıktan çok soran gözler vardı. Cherry'nin laflarıyla ilgili tek bir şey konuşmadan ' Onu gerçekten önemsiyor musun? ' diye soruverdim. Bu sorum karşısında şaşıracağını biliyordum. Genede bunu açıklamam gerekiyordu. Çocuğun karşımda hiçbir eşy demeden durması sinirimi bozmuştu. Bakışlarım üzerinde gezdikten hemen sonra bir adım daha yaklaşarak ' Bana bak. Hangi binadan olduğun, ne kadar güçlü olduğum veya ne gibi sinsi oyunlar çevirecğein umrumda dedim. Sana bu son sorum ve son uyarım. Cherry'i üzecek veya incitecek en ufak bir hareketinde o beğenmediğin Hufflepuff binasının nasıl başıan yıkılacağına tanık olursun. Tabi bütün okulla beraber. Yapabileceklerimi küçümseme. ' diye tehditkar bir bakış fırlattım. Bu sefer gerçekten ciddi bakıyordum. Bunu anlamazsa eğer aptal olmalıydı. Yapabileceklerim konusunda da hiç şaka yapmıyordum. Durduk yere atıp tutmayı sevmezdim; ama konu ikizim olduğunda bütün dünyayı bu çocuğun başına geçirebileceğimi biliyordum. ' Sana tekrar soruyorum. Onu gerçekten önemsiyor musun? ' diyiverdim. Çocuğun cevabını beklerken ellerimi birbirine kenetledim. Tehditkar bakışımı hiç bozmadan koruyordum. Çocuğun ne kadar ciddi olduğumu anlaması zor olmayacaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Daniel Galadhrim
Slytherin VI. Sınıf
Slytherin VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Emre
Kayıt tarihi : 31/10/10
Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Cherry
RP Sevgilisi : Emma Watson varsa gelsin yoksa istemez.

MesajKonu: Geri: Gündüz düşleri   Ptsi 08 Kas. 2010, 16:59

Kızın sözleri neredeyse tüm Roma'da yankılanmıştı. "Yeter !" Evet, belli ki genç büyücünün arasındaki soğuk ordam onu hayli sıkmıştı. Çocukta sıkılmıştı ama Cherry'nin şuan yaptığını yapamazdı. Kız tekrar ikizine döndü "Gerçekten yeter, önceliklerinin ne olduğuna karar vermelisin artık." Bıraktığı yerden çantalarını aldı ve koluna taktı. Bu hiç iyiye alamet değildi. İkizine baktı ve "Zevklerin bana verdiğin değerin önüne geçtiği an ben yokum Charmy." sözlerini bitirir bitirmez tiyatronun doğu kapısına doğru yöneldi ve kalabalığın arasına karıştı. Ondan geriye sadece kokusu kalmıştı. Lanet olası hava birazdan onu da götürecekti. Genç büyücü bu durumdan hiç hoşnut değildi. Kaç senedir sevdiği kızla konuşma fırsatını bulmuşken, görüşme fırsatı bulmuşken bu şansı kaybetmek? Gerçekten çok berbat bir şeydi. Bir an için Charmy'i bir kaşık suda boğası gelmişti ama sinirli olduğu için böyle düşündüğünün farkındaydı. Şimdi kıza bir şey yapacak olsa çok büyük hasarlarla bitebilirdi. Şuan bir başkasıyla uğraşacak hali yoktu. Sevdiği kız gözünün önünde ortamı terketmişti. Bir daha görüşebilirler miydi? Çok düşük bir ihtimaldi. Altı sene boyunca görüşemedikleri bu tezi doğrular gibiydi. Düşüncelerini karşısında duran sarışın kız dağıtmıştı. "Onu gerçekten önemsiyor musun?" Çocuk sadece susuyordu. Ağzından yanlış bir şey çıkmasını istemiyordu. Önce biraz sakinleşmeye ihtiyacı vardı. Biraz çocuğu süzdükten sonra ona doğru yaklaştı ve "Bana bak. Hangi binadan olduğun, ne kadar güçlü olduğum veya ne gibi sinsi oyunlar çevirecğein umrumda dedim. Sana bu son sorum ve son uyarım. Cherry'i üzecek veya incitecek en ufak bir hareketinde o beğenmediğin Hufflepuff binasının nasıl başıan yıkılacağına tanık olursun. Tabi bütün okulla beraber. Yapabileceklerimi küçümseme." O konuşurken çocuk yorulmuştu resmen. Derin bir nefes aldı ve "Önemsiyor muyum?" Bunu sorduğu çocuğu hiç tanımadığını gösteriyordu. Gerçekten bir nebze olsun tanımıyordu. "İster inan ister inanma hayatı boyunca karşısına çıkan veya çıkabilecek bütün erkeklerin ona olan sevgisini toplasak benimkinin yanında..." yere doğru eğildi ve eline bir tutam toz aldı. Toza üfleyerek "... bundan farkı yok" dedi. Kızın gözlerine derin bir şekilde baktı ve arkasını dönüp Cherry'nin karıştığı kalabalığın arasına bıraktı kendisini.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gündüz düşleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ANDREAM SW GOGOGOO 59/1

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Yerleşim Merkezleri :: Roma :: Antik Roma Tiyatrosu-
Buraya geçin: