AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Larissa Wartiox

avatar

Gerçek Adı : Tuğçe.
Yaş : 23
Kayıt tarihi : 02/07/10
Mesaj Sayısı : 118
Mücadele Tarafı : Tarafsız.
Belirgin Özellikleri : Dürüst.

MesajKonu: ...   Paz 15 Ağus. 2010, 21:00

Ağustos sıcakları Fransa’da da farklılık göstermiyordu ne yazık ki. Saat öğle üzeri 2 civarındaydı ve Larissa Paris’in hiç bilmediği yollarında adını bile telaffuz edemediği bir restoranı arıyordu. Dün gece annesiyle birlikte gelmişti buraya. Annesinin bir iş gezisi için Fransa’ya gideceğini öğrendiğinde büyük bir heyecana kapılmıştı Larissa. En yakın arkadaşını ziyaret etmek için harika bir fırsattı bu. Tabi annesini ikna etmesi pek kolay olmamıştı ama sonunda ısrarlarına dayanamamıştı işte. Lavinia’yı görmek için sabırsızlanıyordu. Ondan aldığı son mektupta buluşacakları yer ve adres yazılıydı. Larissa Fransızcaya bu kadar uzak olduğunu fark etmemişti daha önce. Neyse ki sonunda restoranı buldu. Fazlaca lüks ve şık bir restorandı burası. Larissa biran için üzerindeki kısa kot eteğinin ve açık renk dar bluzunun burası için fazla sönük durduğunu düşündü. Fakat artık çok geçti. Zaten Paris’te nereye giderse gitsin sönük duracağına emindi. Sokaklar bile parıltılıydı burada. Etrafındaki herkes şıktı. Sokağa çıkarken bile kıyafetlere bu kadar özenildiğini görmemişti hiç. Neyse ki başkalarının düşüncelerine pek umursayan biri değildi. Restoran kapısını hızla iterek içeri girdiğinde ona dönen bakışlara da aldırmamıştı bu yüzden. Gözleri Lavinia’yı aramış ama bulamamıştı. Henüz gelmemişti anlaşılan. Bu Larissa’yı biraz tedirgin etmişti doğrusu. Ağır adımlarla boş bir masaya yöneldi. Hala onu izleyen birkaç bakışı hissedebiliyordu. Masaya oturup umursamaz tavırlarla etrafı süzmeye başladı. Fakat çok geçmeden korktuğu başına gelmişti.

“Bienvenue à la petite dame. Qu'est-ce que vous désirez?*” Garsonluk için fazla gösterişli bir adam yanına gelip anlamadığı bir şeyler sormuştu. Yüzünde samimi bir gülümsemeyle Larissa’ya bakıyordu. Larissa ne diyeceğini bilemedi. Ne dediğini anlamamıştı ve nasıl cevap vereceğini bilmiyordu. Acaba bu adam İngilizce biliyor muydu? Larissa’yı anlar mıydı? “Iıııı- ben… Şey… Üzgünüm ama diliniz-” Lafı yarıda kalmıştı. Çünkü yarım saattir olmasını istediği şey olmuştu sonunda. Lavinia restoranın kapısında dikeliyordu. O an Larissa’nın içine inanılmaz bir rahatlık çökmüştü. “Hey! Buradayım.” diye seslendi. Bu sırada tepesinde dikilmekte olan garson şaşkın bakışlarla neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Larissa hem az önceki sorundan kurtulmanın rahatlığıyla hem de Lavinia’yı görmenin heyecanıyla ayağa fırladı. “Zamanlaman harika!”


*Hoşgeldiniz küçük hanım. Ne arzu ederdiniz?

_________________

Tuschen.
by Örschen.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lavinia Valtieri
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Kayıt tarihi : 10/07/10
Mesaj Sayısı : 2

MesajKonu: Geri: ...   Çarş. 18 Ağus. 2010, 00:55

Ortalığın kavrulduğu sımsıcak bir ağustos sabahıydı. Lavinia yastıktan başını kaldırır kaldırmaz saçlarının birbirine karışmış olduğunu fark edip sıkıntıyla iç çekti, başucundaki saatte şöyle bir göz atıp anında ayaklanarak banyoya doğru koşuverdi. Yüzüne biraz soğuk su çarptıktan sonra saçlarını fırçayla ayırmak için çabalamaya başladı bu sefer. Banyo dolabından yüz bakım kremini alıp tüm yüzüne yaydıktan sonra kendini banyodan dışarı atarak kapıda bekleyen Uriel'le karşı karşıya geldi. Ona atabileceği en kötü bakışlardan birini attıktan ve ardından da kahkahalara boğulduktan hemen sonra kendisini odasının sınırları içerisinde buluverdi aniden. Üzerindeki pijamalardan kurtulup en sevdiği şortlarından birini altına ve en sevdiği askılılardan pembe olanını da üzerine geçirdi. Boynundan hiç çıkarmadığı kolyesini eliyle okşarken aynadaki aksine son bir kez daha bakarak bu sefer kendini dış kapıya doğru yönlendirdi. Oradaki askılıktan çantasını alıp kolunun altına yerleştirdi. Ayakkabılıktan beyaz babetlerini de ayağına geçirdiğinde eve şöyle bir göz attı ve Fransa'nın heyecan dolu sokaklarına attı kendini. Fransa'da her gün başka bir eğlenceydi, sokak çalgıcılarından tut da farklı ve değişik yemeklerine kadar burası yaşanmaya değer bir cennetti Lavinia için. Hayatının büyük bir kısmı hayallerinin evinde mutluluk ve pozitif enerjiyle doğan yeni günler dizisi olarak burada geçmişti. Gözlerini Larissa'yla buluşacağı restorana dikti ve doğru olduğundan emin olur olmaz içeriye giriverdi. Tipik bir Fransız restoranıydı, güzel ve sakin bir yerdi, hoş ve yüreği okşayan harika bir müzik keman eşliğinde kulaklara ulaşıyordu. Yüzündeki boş ifade Larissa'nın mosmor suratını görür görmez yerini hafif bir gülümsemeye bıraktı. Yavaş adımlarla kızın yanına gittiğinde garsonun dik dik onlara baktığını hisseder hissetmez günün sorusunu soruverdi: '' Ne alacaksın Larissa? '' Aslında Fransız yemeklerinin her birinde başka bir gizem vardı, her biri damakta başka bir tad veriyordu oysa ki Lavinia'nın bunca yıldır aşina olduğu tadlar artık ona eskisi kadar çekici gelmiyordu bile. Karşısındaki kızın suskunluu karşısında ince bir ses tonuyla garsona şu sözleri söyledi: '' Deux verres de vin, s'il vous plaît. ''* Ardından da küçümseyici bir gülümsemeyle karşısındaki kıza baktı: '' Umarım içki içebiliyorsundur. '' Ardından da çok komik bir şekilde gülümseyiverdi ve bembeyaz teninin dikkat çekmemesi için neler yapabileceğini aklından geçirmeye başladı. Oldukça sakin ve huzurlu olmasına rağmen bu anı bozacak herhangi bir şeyin aniden geleceği çok aşikardı...

*İki kadeh şarap lütfen demeye çalıştım ama çeviri robotlarına güven olmaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Yerleşim Merkezleri :: Paris :: Rendez-Vous des Belges Restoranı-
Buraya geçin: