AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gizemli Ortaklık

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Gizemli Ortaklık   Paz 25 Tem. 2010, 03:15

Kurgu: Lord'luğunu ilan eden Joseph, kendi saflarına çekmeye çalıştığı vampir topluluğu
Zaman: Sonbahar, ancak ortalık Kış kadar soğuk
Kişiler: Joseph Mark Strauss, RàzìèL StormFury


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   Paz 25 Tem. 2010, 03:20


İki gün önce;

“Başka bir isteğiniz var mı efendim?” diyerek saygıyla eğildi kan hastası varlık. “Hayır, yok, şimdi git!” dedi kudretli sesiyle. Birkaç hafta önce sıradan bir büyücü olan Joseph şimdi, önünde saygıyla eğildikleri bir Lord olmuştu. Kendisinden başka kimsenin bilmediği saklı gerçekleri öğrendiği için herkes ona saygı gösteriyor, yapabilecekleri karşısında korkmaya başlıyorlardı. R. Slytherin sayesinde laneti anlamını, gücünü, etkisini, yerini, onunla ne yapılacağını öğrenmiş ve çok işine yaramıştı. Biraz önce vampir olan bir hizmetkârına emir vermiş, Vampir Kontu denen kişiyle görüşme yapmak için haber yollatmıştı.

Karanlık hızla yükselmeye, lanet giderek güçlenmeye başladığı sırada Joseph ön plana çıkmış ve eski basitliğinden kurtularak anlaşılması zor birine dönüşmüştü. Zihni eskisinde daha farklı çalışıyor, her türlü ayrıntıyı, olasılıkları hesaplıyordu. Bu lanetin hissettirdiği bir güç olarak yorumluyor, ona sahip olabilmek için kararlılıkla ilerlemeye başlamıştı. Büyücü dünyası yeni bir kötülük ile karşı karşıydı. Joseph, laneti kontrol edecek doğru kişi miydi? Güç için mi yoksa cinayet için mi istiyordu bu laneti? Laneti kontrol eden kişiye bahsedilecek güç karşısında kimse önünde duramayacak ve tüm dünyayı etkisi altına alabilecekti. Bunun için yapması gereken çok iş vardı ve bir yerden başlaması gerekiyordu.

Kendisini herkesten gizlemeyi başarmış beden, artık tüm benliği ile görünmez pelerinini üzerinden atmış, ortalığa çıkmıştı. Kendi kafasındaki düşünceleri gerçekleştirmek için inanılmaz bir fırsatı çok iyi değerlendirmesi gerekiyordu. Ortadan kaldırılacak pek çok kişi ve bölüm bulunuyordu. Büyü dünyası monotonluktan kaosa doğru hızla sürükleniyor, ortalık karışıyor, cinayetler, kaçırılmalar boy gösteriyordu. Yüzyıllardır sakin geçen günler artık geride kalmış, Slytherin varisi ölmüş, laneti ortadan kaldırma gücünü de yanında götürmüştü R. Slytherin. Şimdi bu laneti kontrol edecek doğru kişinin bulunması gerekiyordu.


***

Soğuk hava koşulları, geceyi etkisine altına alıyor, rüzgâr uğultu eşliğinde ilerliyor, hava ısısı giderek düşüyor, insanın kanını donduracak seviyeye geliyordu. Henüz Eylül ayında olunmasına karşın, soğukluk sanki kışın ortasında gibiydi. Büyücü dünyasında yaşanan değişiklikler doğayı da etkilemeyi başarmış görünüyordu. Sokak aralarında dolaşan etkili rüzgâr sağ yanında bulunan bir delikten girerek hızla ortama soğuk havasını bıraktı. İçeriye giren esinti ile mumun üzerindeki ateş sallanarak söndü. O anda siyah deri koltuğun üzerinde oturan beden hareket ederek ayağa kalktı. Oldukça eskimiş tahta parkelerin üzerinde atıp atarken çatlama sesleri tüm odayı sarmaya başlamıştı.

Siyahlar içersinde karanlık ile bir uyum içersinde olan büyücü, zamanın geldiğini anlamış, sıraya koyduğu işlerin ilkini halletmek için bir görüşme yapması gerekiyordu. Çevresinde müritleri olduğu zaman daha güçlü olacağını bilen beden, doğanın en yırtıcı hayvanları olan kan emicileri kendi saflarına çekmeliydi. Bakanlık lanetten haberdar olması, işleri biraz aksatsa da onları bir hiç görüyordu Joseph. Zamanı geldiğinde hepsini ortadan kaldıracak, tüm otoriteyi kendisinde toplayacaktı. Dudakları yukarıya doğru kıvrılmaya başladığı anda bedenini doksan derece sola çevirerek cisimlendi.

Garip bir sıkıştırılma duygusundan geçen beden saniyeler sonra Antik Roma Tiyatro’sunun Arena bölümüne belirmişti. Uzun taş sütunların arasında bulunan Lord, sessiz adımlarla ilerlemeye başlamış, soğukluğun kendisini etkilemesine izin vermeden yoluna devam etmişti. Şu muggle olanlar ne kadar tuhaf kişilerdi böyle. Joseph onlara karşı bir kin beslemiyordu çünkü ileride onlara bir köle gibi çalıştıracaktı. Lord’un tek takıntısı safkanlık olduğu için önemli olan sihir âleminde bulanıkları ortadan kaldırmak ilk önceliklerdendi.

Taş bloklarının arasında yürümeye devam eden Lord, gideceği yere varmış, eski gladyatör odasından süzen ışık ile kapının yanında durmuştu. Karşısındaki canlıyı çok tanımadığı için zihninde bir strateji belirlemiş ve onu uygulamak için düğmeye basmıştı. Kapıdan içeriye adımını attığı anda hava ısısının değişikliği ile cildi bu tepkisini verdi. Oda rutubetli, mayhoş bir kokusu olan, köşelerde örümcek ağları bulunan mezra köşesini andıran bir mekandı. Bu yer uzun zamandır kullanılmadığı belli oluyordu. Odanın ortasında bulunan bir sandalye, üzerinde kırmızı gözlere sahip, dudaklarında şarap(!) birikintisi ve cildi oldukça soluk olan bir beden bulunuyordu. Joseph, onun olduğunu anladığında sinsice gülümsedi…

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joseph Mark Strauss

avatar

Kayıt tarihi : 22/06/10
Mesaj Sayısı : 259
Mücadele Tarafı : From the darkest pit, i come.
RP Sevgilisi : My Countess, Pure beauty... Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   Ptsi 26 Tem. 2010, 01:40

Kont bütün haşmetiyle o geceye uyandığında aydınlık yerini tamamen karanlığa bırakalı henüz dakikalar geçmişti. 2 gün önce bir kindred*, aynı zamanda bir karanlık lorda hizmet etmeye başladığını açıklamış, o lordunsa onunla görüşmek istediğini iletmişti. Aynı kindred haberin cevabını götürmüş ve asil olanın bu sözüm ona 'lord' ile görüşeceğinden ve bunun 2 gün sonra Roma antik tiyatroda olacağını, lordun yalnız gelmesi gerektiğini söylemişti.

Aradan tam 2 gün geçmiş ve gecenin efendisi yeniden uyanmıştı. Roma antik tiyatroda kendisine güzel görünümlü bir sandalye hazırlanmış ve tüm vampirler gladyatör odasının merdivenlerinde tüm insanüstü işitme yetenekleriyle olanları dinliyordu, kontun üzerinde siyah, fazla eskimemiş ve gayet şık görünümlü bir cübbe vardı ve cübbenin başlığı kapalıydı, elinde sıcak kan dolu şarap kadehi elinde gevşek şekilde duruyordu.

Lordun gelişiyle beraber başını belli belirsiz kapıya doğru çevirmiş ve adamın odaya girişiyle beraber ilk farkedilen çarpık gülümsemesiydi. Bu aradağını bulmuş ve amacına ulaşacak olmanın sevincini yaşayan bir adamın hain gülüşüydü. RàzìèL'in başlığın gölgesiyle örtülü yüzündeyse aynı gülümsemeden oluşu, ilginç bir rastlantıydı...

Odada yalnız gibi görünen kont lordun girişiyle birlikte sol elini hafifçe kaldırmış ve iki parmağıyla ileriyi göstermişti. Bu hareketiyle beraber 12 adet vampir odaya hücum etmiş ve ikisi lordun girdiği kapının yanlarında olmak üzere odanın çeşitli yerlerine yerleşip, gözlerini lorda dikmiş vaziyette beklemeye başlamışlardı. Bunun üzerine asil olan elindeki şarap kadehini bir dikişte bitirip ayağa kalkarken başlığını kafasından çekip omuzlarına düşürmüştü. Kırmızı gözleri odanın loş ışığında ürkütücü şekilde adeta parlıyorlar ve adeta lordun içini görüyorlardı. Birkaç saniyelik bir bekleyişten sonra, konta yakışan, ürkütücü bir ses tonuyla hafif tıslarcasına basit bir "Hoşgeldin genç olan" döküldü ağzından...

*Kindred: Bir vampiri veya vampirlerin tamamını ifade ederken kullanılan vampirlere özgü sözcük.


En son RàzìèL StormFury tarafından C.tesi 23 Ekim 2010, 16:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   C.tesi 23 Ekim 2010, 16:16


Sinsi gülümsemesi yüzünde ciddi bir şekilde dururken, birden odayı saran bedenlere soğukkanlılık ile bakan Lord, Vampir kontunun neden bu kadar tedbirli olduğunu anlayamadı. Yaptığı bu hareket onun korkaklığını mı yoksa tedbirli davrandığını gösterir bilinmez ama tek gerçek şu ki Lord ve Kont asla birbirlerinden hoşnut kalmazlardı çünkü ikisi de farklı tür canlıların yönetici durumundaydı. Ancak bu gece yöneticilerin iş yapma, ortalık kurma gecesiydi. Odadaki ısısın soğuk bedenlerden yayılan etkisi ile derece düşüşe geçtiği sırada ileri doğru adım atan Joseph “Hiç hoş gelmedim gibi, bu vaziyette neyin nesi!” diyerek etrafındaki soğuk bedenleri işaret etti. “Yoksa bana güvenmiyor musun?” dediği anda bu soruyu kendisine de sordu; tabiî ki güvenmiyordu kim bir vampire güvenebilirdi ki. Yüzündeki tek bir hücresini dahi kımıldatmadan bir süre vampir kontunu süzmeye başladığı sırada vereceği tepkiyi merak etti. Kont’un cevap vermesini kolaylaştırmak için “Buraya gelmemde çok önemli bir sebep var, gelmişim demek ki seninde bu işte bir payın var.” Ciddi bir ses tonuyla sıraladı kelimelerini. Sır yüklü sözler söyleyen Lord, Kont’un meraklandığını hisseder gibiydi. Sihir âlemi çok farklı bir bir olayla karşı karşıya; iki farklı türün lordları bir anlaşma doğru gitmek üzereydiler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joseph Mark Strauss

avatar

Kayıt tarihi : 22/06/10
Mesaj Sayısı : 259
Mücadele Tarafı : From the darkest pit, i come.
RP Sevgilisi : My Countess, Pure beauty... Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   C.tesi 23 Ekim 2010, 16:19

Kontun umduğu gibi, gelen adamın yüzünde vampirlerin girişi herhangi bir değişim yaratmamış, soğukkanlılığını korumuştu. Kendine güveninin tam olduğunu gösteren bu tavrı ve konuşması kontun hoşuna gitmişti ve böylece testi böylece geçmişti. Sıra ölüme olan esnekliğini ölçmeye gelmişti eğer gerçekten karanlık lord olmaya niyetlendiyse, ona yardım edebilirdi asil olan... Lakin önce emin olmalıydı, karşısındakini eğer böyle bir misyonu istiyorsa birazdan yapacağı şeye de hazırlıklı olmalıydı.

Nicolai her zaman olduğu yere, kontun omzunun hemen arkasına geçmiş bekliyordu, kont dönüp gayet soğuk bir ses tonuyla "Getir onu dediğinde, vampir hiçbirşey söylemeden hafifçe fakat saygı dolu bir tavırla başını eğmekle yetinip odadan ayrılmıştı. Aradan birkaç saniye geçmişti ki, kızıl saçlı genç ve birçok erkeği büyüleyecek güzellikte bir kadınla beraber geri döndü vampir, elindeyse bir tane daha kadeh vardı. Kadının gözleri donuk bakıyordu fakat yüzündeki ifade birazdan olacakları bildiğini gösteriyordu. Kont kendi kadehini gücü yardımıyla kendisine çektikten sonra kızın elini tuttup pençe gibi görünen paş parmağının tırnağını kızın bileğine batırarak akan kanı kadehe doldurdu, vakit kaybetmeden diğer kadeh için de aynı işlemi yaptıktan sonra kadının boynundan bir parça kopartıp odanın yerine fırlattı, odadaki vampirler adeta kadının başına üşüşen böcekler gibiydiler. RàzìèL ise onlara aldırmadan, kadehlerden birini lorda uzattı. Odada oluşan kan kokusu onun hoşuna gitse de normal bir insanı yeterince rahatsız etmeye yeterli olduğunu biliyordu. Ağzını açtığında sanki etrafında hiçbirşey olmuyormuşçasına bir ses tonuyla konuşmaya başlamıştı; "Buraya kadar geldiğine göre, kim olduğumu biliyor olmalısın fakat ben senin için aynısını söyleyemeyeceğim ne yazık ki, öncelikle kendini tanıtmaya ne dersin? Sonra şu bahsettiğin işi konuşabiliriz. Ayrıca-gözleriyle bardağı işaret ederek soğutmanı tavsiye etmem " sözlerini bitirdiğinde, kontun yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   C.tesi 23 Ekim 2010, 16:19


Karşısında duran ölü bedene ciddi bir ifade takınarak bakmaya başlayan Lord, onunla anlaşma yapacak olmasından tereddüt etmeye başladı. Kendisine fazla güvenen bu canlı, ileride Lord’un başına işler açabilir, ilerleyen işlerine engel olabilirdi. Fakat ne yazık ki şu an ki durum, onunla anlaşma yapmaya zorluyor, her ne kadar istemese de bunu yapmak en önemli adımdı Lord için. Lord’un çıkarları için yapılacak bu ittifak, ileride sihir âlemini derinden etkileyecek, vampirleri bu etkilemede dilediğince oynatabilecekti.

Soğuk varlık, heykel durumundan çıkarak, elini kaldırmış ve bir şeyler söylemesiyle arkasındaki vampirin kaybolması bir olmuştu. Ciddi bir şekilde az sonra olacakları izlemeye başlayan Lord, gözünü bir kez bile kırpmadan yanlarına gelen kadının akıtılan kanını seyretti. Sanki orada normal bir olay yaşanıyormuş gibi, gözleri parlayan Lord, soğukkanlılık içersinde bekliyordu. Kandamlaları kadehlere akarken yüzünde oluşan gülümseme, soğuk varlıkları küçümsemek içindi. Lord cadıları/büyücüleri zevk için öldürürken, yarı ölü varlıklar, hayatta kalmak için öldürüyorlardı. Derin bir nefes aldığında burnunun içindeki kılcal damarlar geriye çekildiğini hissetti. Çoğu insan kan kokusunu alamasa da Joseph, kanın kokusunu alabiliyordu. Pek hoşlanmasa da, işkence ettiği kişilerden akan kanı gördükçe sadiste bir gülüş ve acımasızlık tüm vücudunu kaplıyordu. İşte şu anda da öyle bir durum ile karşı karşıyaydı, vampirler b*k böcekleri gibi kafası koparılan kadının üzerine üşüşmüşlerdi. İşte soğuk bedenlerin en zayıf noktası buydu, eğer kan olmazsa onlar bir hiçti. Gözlerinin ucuyla son bir kez yerde yığılı kalan kadına baktıktan sonra karşısındaki soğuk beden konuşmaya başladı. Kont’un hemen yanında duran sandalye denebilecek, oturağa yerleşti ve eline uzatılan kadehi aldı.

“Anlayış biçimimiz aynı, fakat uygulama yönetemlerimiz farklı. Sen kurbanlarının kanını içerken, ben kurbanlarımın kanlarını akıtırım. Beni zamanla tanıyacaksın, kendi türündeki Kontluğunu, insanlar arasında olduğunu düşün. Ne demek istediğimi anladın umarım…” Sesindeki ciddiyetlik ile tek kaşını kaldırarak bakmaya başladı. Soğuk bedenin, yaşam sıvısını yudumlamasını izlerken, söylediği sözleri anladığını düşünerek devam etti. “Ben insanların Lord’uyum ve seninle buraya ortak çıkarlar etrafında anlaşma yapmaya geldim. Bu anlaşma senin için oldukça faydalı.” Diyerek meraklandırmaya çalıştı karşısındaki vampiri. “Bu arada kurbanlarımın kanını içmeyi hiç sevmem.” Diyerek enlideki kadehi ters çevirdi. Kadehten akan kandamlaları yere doğru süzülmeye başladığı anda, bir vampir ağzını dökülen kana götürdü. Sinsice gülümseyen Lord, vampirlerin aciz durumunu görmesi, onların iyi bir seçim olduğunu anladı. Yapacağı işlerde, vampirler önemli role sahip olacaklardı. “Kardeşlerin iyi beslenmiyor gibi.” Diyerek alay edici bir bakış fırlattı. Zihnindeki çok gizli sırları vampirlere açmadan önce belli bir sınava tabi tutması, Lord’un güvenini kazanması için oldukça önemliydi. “Beni tanıdığına göre, şimdi sen söyle bakalım, söylendiği gibi gerçekten bir Kont musun?” diyerek gözlerini kıstı. Karşısındaki soğuk bedeni kızdırmak hoşuna gitmişti Lord’un…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joseph Mark Strauss

avatar

Kayıt tarihi : 22/06/10
Mesaj Sayısı : 259
Mücadele Tarafı : From the darkest pit, i come.
RP Sevgilisi : My Countess, Pure beauty... Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   C.tesi 23 Ekim 2010, 16:20

Karşısındaki adam beklentilerini karşılıyordu, çoğu insanın delireceği bir vahşetle yüzleşmiş ve gözünü bile kırpmamıştı. Fakat bu, onun kendisini gecenin oğlundan üstün görmesini affetiremezdi. Kont karşısındaki adamı şöyle bir süzmüş, sonrada yerdeki kanı içmek için yarışan günlerdir aç bırakılmış hain çocuklarına bakmıştı. Zavallıydılar... Kont'un koyduğu en büyük kurallara karşı gelmişler ve şimdi cezalarını çekiyorlardı. Birer hayvan gibi muamele edilerek... Vampirler kanı içmeye çalışmışlar sonra aniden bırakmışlardı. Bir gariplik olduğu apaçık belliydi. Çocukları, günlerdir aç olmalarına rağmen kandan iğrenmişçesine ve hayal kırıklığıyla çekiliyorlardı.
Konuşmaya başlamadan önce kont Nicolai'ye hafifçe gülümsedi. Sadık dostu yapması gerekeni eksiksiz uygulamıştı. Hızını ve zekasını eksiksiz bir biçimde kullanıp, lordun bardağına dolan şeyin kan değil şarap olduğunu anlamasını engellemişti. Chansen yanında olmadığı zamanlarda, kont tam bir canavardı. Acımasız, zeki ve tam lider. Chansen onun içindeki son insanlığı ifade ediyordu ve o yokken o son kalan parça da karanlığa gömülüyordu. Yine öyle olacaktı...

-Eğer içmeyi deneseydin, onun kan değil şarap olduğunu görecektin genç adam. Beni çocuklarımla karıştırma asla. Onlar kana muhtaçtır. Bense sadece tadını severim. Onlar kanla güçlüdür bense hep güçlüyüm. Onlar güneş ışığıyla karşılaşırlarsa ölürler. Bense bronzlaşmayı çok severim. Onlar benim kardeşlerim değil. Onlar benden olma, benim... O yüzden seninle asla aynı olamayız evlat.

Gecenin asil oğlu elindeki bardağı, avcunu kapatarak kırdıktan sonra, elini açtığında kırık cam parçaları, hala yerde olan vampirlerin boğazlarına doğru inanılmaz bir hızla hareket etmiş ve bir kurşunun, kurbanının etini delip geçmesi gibi, vampirlerin boğazlarını keserek onların alev alarak havaya birer buhar olarak yükselmesine neden olmuştu. Hafifçe lorda baktı kontun gücüne ihtiyacı vardı ve bu onun diğerleri gibi basit bir amaca hizmet etmediğini, tüm alemi ele geçirmek istediğini gösteriyordu. Bunu sevmişti ve ona yardım edecekti...

-Evet evlat seni dinliyorum öyleyse. Nedir bu anlaşma?

Nicolai hala kontun yanıbaşında bekliyordu. Odadakilere şöyle bir bakıp, sadece parmağını şıklattı ve oda yeniden bomboştu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   C.tesi 23 Ekim 2010, 23:06


Odaya yayılmış ölüm kokusu ve kanın o güç verici etkisi Lord2un ciğerlerine doluyordu. Kan kokusu ona son zamanlarda gücün simgesi haline bürünmüş, o olduğu zaman eksik kalan yap-boz parçası tamamlanmış oluyordu. Joseph için gücü sembolize etse de çevresindeki yaratıklar için yaşam kaynağı idi, o olmadan yaşayamazlardı. Üşüşen böcekler daha fazla yaşamları için gerekliyi sıvıyı içmek için birbiriyle rekabet ettiklerini gören Lord, yüzünde oluşan sinsi gülümseme ile Kont’a baktı. Ne kadar aciz varlılar olduğunu düşünmeye başladığı sırada, karşısındaki soğuk beden konuşmaya başlamıştı. Kulaklarına gelen her kelimeyi tartarak ve irdeleyerek düşünüyor ona göre konuşma hazırlıyordu. Kontun kendine olan güveni, Lord’un hoşuna gitmişti, ileride bu güvenme hissi çok işine yaracaktı. Bazı planlarında soğuk bedenleri yönlendirmek çocuk oyuncağıydı.

“Bazen önyargılı olmak sorun yaratsa da gerekli olduğu durumlarda olabiliyor. O halde çocukların fazla ilgisizsin, dikkat et çocuklara istediklerini vermediğinde sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın.”

Kelimelerini büyük bir soğukkanlılık ile dile getirirken, son sözünü yerde bulunan vampirlere bakarak söylemişti tek kaşını kaldırarak. Acınası varlıklara büyük bir ciddiyetlik ile bakarken birden buharlaşan birkaç bedene gülümsedi. “Babanız fazla cani öyle değil mi?” dediği anda dudakları kıvrılarak beyaz dişleri göründü. İşte Kont’a bu yüzden ihtiyacı vardı, ayak işlerini(!) yaptıracak kişilere… Bu nedenle seçmişti bu varlıkları, belli bir amacı olduğu için gelmişti buraya ve az sonra planını açıklayacaktı karşısındaki bedene ama ilk önce ortamın boşalması gerekiyordu. O sırada konuşan soğuk bedene yarım bir bakış attıktan sonra çevresindekileri işaret etti ve ardından ortam sessizliğe büründü, belki de bu fırtına öncesi sessizlik idi.

“Büyü diyarında gelişen olayları takip ettiğine eminim. Hatta merak ediyorsundur neler olduğunu? İstersen sana bunların cevabını verebilirim, tabi istersen? Gerçekten kendine güvenen biri misin bronzlaşmayı seven varlık, yoksa sözde mi kalıyor kendine güvenme işi?”


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joseph Mark Strauss

avatar

Kayıt tarihi : 22/06/10
Mesaj Sayısı : 259
Mücadele Tarafı : From the darkest pit, i come.
RP Sevgilisi : My Countess, Pure beauty... Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   Paz 24 Ekim 2010, 13:48

Küstahlığa doğru gidiyordu genç adam. Bunu sevmemişti ama yine de oyuna ayak uyduracaktı asil olan. Kendinden olanlar acı çektikçe onların acısını hissetse de bunu belli etmemeliydi. Şöyle bir baktı adamın yüzüne, küstahtı genç olan. Hafifçe ayağa kalktı. Odanın içinde yürüyordu. Hızı o kadar yüksekti ki, lord onu sanki odanın içinde odanın aynı anda birkaç yerindeymiş gibi görüyordu. Konuşmaya başladığında sesin nereden geldiğini anlamak bile kontu zorlamıştı.

"Eğer istersem öğrenirim evlat. Bunun için sana ihtiyacım yok. Lakin eğer şu an ki düzeni değiştirip bana biraz eğlence sunabileceğine inanıyorsan, eğer kaosu getirip benip çıkarlarıma izin vereceksen ve eğer benim gücüme ihtiyacın varsa, buraya kadar gelen birini geri çevirmek bir konta yakışır bir davranış olmaz, sence de öyle değil mi?"

Kontun yüzüne bir sırıtma yerleşmişti. Odada söylenen sözler aslında ikisinin de bu güç birliğine sıcak baktığını, fakat birbirlerine karşı bir güç gösterisi içinde olduklarını gösteriyordu. Karanlık tarafa ait olanların klasik oyunuydu bu ve kont bundan sıkılmıştı. Adımlarını yavaşlatıp lordun önünde durup hafifçe elini uzattı.

"Bu güç gösterilerine bir son vermenin vakti gelmedi mi sizce de 'Lord' Joseph Mark Strauss? RàzìèL StormFury olarak çok uzun yıllar önce...


En son RàzìèL StormFury tarafından Cuma 29 Ekim 2010, 23:23 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: Geri: Gizemli Ortaklık   Ptsi 25 Ekim 2010, 15:58


İki farklı canlının Lord’ları birbirlerine sundukları bu güç gösterisinde amaçlarına adım adım ilerliyorlardı. Ortamı saran ölüm kokusu daha da şiddetlenmiş ve gece onlara ayak uydurarak şimşeklerini çakmaya başlamıştı. İki farklı canlı güçlerini birleştirerek ortalığı kaosa sokmak üzereydiler. Soğuk beden birden ayağa kalktığı anda hızla yer değiştirmesi Joseph’i az da olsa kızdırsa da bunu anlayışla karşılamaya çalıştı. İki Lord’un da kendine özgü güçleri vardı ve bunları birbirine sergiliyorlardı. Rüzgâr uğultusu kulaklarına çalındığında aşina olduğu bir ses yükseldi yeniden. Duyduğu sözler karşısında sanki küçük bir çocuğu avutur gibi davranmak yerine ciddi bir edayla gözlerini soğuk bedenin üzerinde tuttu. “Bu öğrenme işlemini birinci ağızdan duymaya ne dersin Kont? Eğlence… Bunu ikimize biliyoruz ki eğlence olmadan bu iş olmaz. Ne demek istediğimi anlıyorsun.” Sözlerini büyük bir ciddiyet içerisinde sarf ettikten sonra Kont’un önünde duruşunu ve anlaşma için geçerli olan el sıkışma yöntemini uygulamaya başladı. Yerinden kalkan Lord, sağ elini uzatarak soğuk bedenin eli ile temasta bulundu. Temas ettiği anda gökyüzü bunu onaylayarak güçlü bir şimşek göründü ve ardından feryatlar koparan bir gök gürültüsü duyuldu. İki taraf belli çıkarlar etrafında anlaşmış ve en kısa zamanda bu anlaşmanın maddelerini bir bir yürürlüğe koyacaklardı. “Anlaştığımıza sevindim Kont, bu işten ikimizde çıkar sağlayacağız şüphen olmasın.” Diyerek zafer gülümsemesi yüzünde parladı…

Büyü diyarında çıkmaz bir kaosa doğru hızla ilerliyordu. Huzurlu ve sakin zamanlar geçiren büyü alemi artık kaos ile mücadele etmek zorunda kalacaktı. Lord’luğunu ilan eden Joseph ve Vampirlerin Kont’u olan RàzìèL, güçlerini tek bir amaç uğruna kullanacaklardı….


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gizemli Ortaklık
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Yerleşim Merkezleri :: Roma :: Antik Roma Tiyatrosu-
Buraya geçin: