AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 IV. Kompartıman

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
RàzìèL StormFury
Vampir Kontu
Vampir Kontu
avatar

Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 360
Mücadele Tarafı : Countess
RP Sevgilisi : My unholy blessing, Claudia Johannes Varjus

MesajKonu: IV. Kompartıman   Çarş. 21 Tem. 2010, 14:06

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Luke Theodore Crawford
Gryffindor VII. Sınıf
Gryffindor VII. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Rıza.
Kayıt tarihi : 03/10/09
Mesaj Sayısı : 80
Mücadele Tarafı : Crawford.
Belirgin Özellikleri : Haylaz, alkol düşkünü.

MesajKonu: Geri: IV. Kompartıman   C.tesi 06 Kas. 2010, 16:21

“Trace, Will! Geç kalacağız budalalar!”

William ve Trace’in, tren istasyonuna kadar onlara eşlik eden anne ve babasıyla vedalaşmalarının bu kadar uzun sürmesini hayretle izliyordu. Büyücü, tek sözcükten oluşan ‘görüşürüz’ cümlesini vedalaşmak için yeterli bulmuş, ardından sol elinde baykuşunun kafesi ve sağ eliyle taşıdığı sandığıyla beraber, koşarak trene yönelmişti. Bundan önceki yıllarda olduğu gibi, yine William ve Trace ile aynı kompartımanda yolculuk yapmayı plânladığı için, şimdi onları beklemek zorunda kalıyordu; bu durumda ikiliye bağırmasının nedeniydi. Ancak bağırışının tek sonucu, boğazını fazlaca ağrıtmak olmuştu. Uyuşuk iki kardeşi, ağır hareketlerine devam etmişlerdi ve Luke, sinirle onları izlemekle yetinmişti. Aptallar. İkilinin, en sonunda yanına yaklaştığını gördüğünde, önündeki kalabalığı aşmaya çalışarak trene binmeye niyetlendi. Fakat trenin hareketlenmesine son birkaç dakika kaldığından olsa gerek, kalabalıkta yavaş hareket ediyordu. Ya da Luke, o gün fazla enerji doluydu, her şey ona yavaş geliyordu. “Hey! Bu yavaşlıkta yürümeye devam edersiniz, lanetlerimi yiyeceksiniz!” Ne kadar başarılı bir tehdit ama! Bağırışı, yine boğazını ağrıtmaktan başka bir işe yaramamıştı. Bunun üzerine, önündeki kalabalığı dağıtmaya çalışarak ilerledi. O hızla üzerlerine ilerledikçe, diğer veletler(!) bir bir çekiliyordu. İşte bu kadar.

İşin şimdi ki kısmını ise hiç sevmiyordu, boş kompartıman aramak, okul yolculuğu boyunca en sevmediği şeydi belki de. Üstelik bu kez, neredeyse tüm kompartımanlar dolu gibiydi. Yaklaşık bir dakika boyunca, kardeşleriyle birlikte kompartıman aramakla uğraştı. Bir sonraki, bir sonraki ve bir sonraki… Üstelik kompartımanların çoğu, ikişer kişi tarafından doldurulmuştu, iki çift. Hay… Sadece kendi kulaklarının işittiği küfürler eşliğinde, gözleri camlardan içeriyi yoklamaya devam etti ve tam o sırada, ileride Charmy’i gördü. Yüzündeki kızgın ve huysuz ifadenin, bir anda değiştiğini hissediyordu; gözleri mutlulukla parıldamıştı. Tam kızın yanına gitmeye niyetlendiğinde, William’ın sesini işitti. “Bir yer buldum beyler.” Kafasındaki düşünceler bir anda değişti. Trace ve Will’in kompartımana giriş yapmak üzere olduğunu gördüğünde, hâlâ kompartıman aramakta olan kıza seslendi. “Hey, Charmy!” Bavulunu ve baykuş kafesini olduğu yere bırakarak, hızla cadının yanına ilerledi. Kızın gözlerini, kendi üzerinde hissettiğinde ilginç bir hisse bürünmüştü. “Şey, benim bulunduğum yere gelebilirsin diyecektim, istersen tabii.” Kalp atışları büyük ölçüde hızlanmıştı, buna bir anlam veremiyordu. Kızlarla konuştuğunda, çoğu zaman oldukça rahat olurdu. Ama bu kez farklı. Onaylayan sesi duyduğunda ise, mutluluktan havalara uçacak gibiydi. Uzun bir yolculuğun Charmy ile geçeceği düşüncesi, yüzüne belirgin bir gülümsemenin yerleşmesine neden olmuştu.

Charmy ile beraber, biraz önce William’ın bulmuş olduğu kompartımana ilerledi. Kapının önünde bırakmış olduğu bavulunu ve baykuşunu, içeride gördüğünde şaşırmıştı; Trace ve Will’in böyle bir inceliği düşünmüş olması yadırganacak bir durumdu. Oysa ki Luke, onların bu davranışlarına karşılık, pek sevinmeyecekleri bir tavır sergileyecekti. “Trace ve William, başka bir kompartımana gidecekler zaten, öyle değil mi?” Zoraki gülümsemenin yer aldığı, anlamlı bakışlarını fırlattı ikilinin üzerine. Söylenerek, kızgın bir şekilde gidiyor olsalar da, genç büyücü bunu hiç önemsemedi. Charmy ile, nedenini bilmese de yalnız kalmak istiyordu ve bu isteğini gerçekleştirebilmek için, her şeyi yapabilirdi. Crawford’ların kompartımanı terk etmesinin ardından, araladı dudaklarını. “Ee, nasılsın? Tatil nasıldı? İyi geçmiştir umarım.” Saçmalamaya başladığını hissediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Charmy Blossom
Hufflepuff VI. Sınıf
Hufflepuff VI. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Ilgaz
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 30/10/10
Mesaj Sayısı : 48
Mücadele Tarafı : --
Belirgin Özellikleri : Cheerful, Twins
RP Sevgilisi : No

MesajKonu: Geri: IV. Kompartıman   Paz 07 Kas. 2010, 19:31

' Hey Cher! '
Bağırışlarımı duymayan ikizim hzıla trene binmişti. Bense bavuluma ufak bir sihir yapmamak için kendimi zor tutuyordum. Birkaç adım ötede annemi gördüğümdeyse bu isteğim tamamen kaybolmuştu. Gene bana saçma sapan büler yapmamam konusunda nasiyat edeceği için bütün şevkimide kaçırıyordu. Hızlı adımlarla önüne geldiğimde annem hemen bnei durdurdu. Ona dönüp baktığımda benim gibi sarı kahve arası saçlarını gördüm ilk olarak. Omzuna düşen dalgalı saçlarının arasına yerleşen bal rengi gözlerine yayılan sevgi ve özlem hissedilebiliyordu. Kendimi bir an ona sarılırken bulduğumdaysa içim acımıştı. Eski zamanalrımızı gerçekten çok özlüyordum. Bu yüzden bu durumalrı olabildiğince kısa kesip eğlenceli halimi korumaya çalışıyordum. Bu seferde kısa keserek anneme gelişi güzel ' Hoşçakal. ' diyerek trene bindim.

Trenin içina çektiğim bavulumla ilerlemeye çalışıyordum. Her vagon dolu duruyordu. İlerlemeye devam ederken içimden saydığım şeykleri kimse tahmine demezdi. Bir öyle bir böyle derken hiçbir vagon bulamadım. Trenin içini turlamay devam ederken arkamdan gelen bir sesle irkildim. Arkamı döndüğümde bana doğru gelen Luke'u gördüm. Kardeşleriyle beraber bulduğu vagona gelip gelmek istemediğimi soruyordu. Çocuklara anlamlı anlamlı baktığımdaysa kardeşlerinin zaten gideceğini söyleyip benic esaretlendirmeye başladı. Gene Cherry'yi soracak sandığımdan itiraz etmek istemedim. Hem akrşımda duran bu yakışıklı çocuğa hayır demek olmazdı. Sarı saçları ve yeşil gözlerine bakarken kalbimle beraber düşüncelerim ' Tanrım ne yakışıklı çocuk. Hem kibarda. ' diye haykırıyorlardı. Bu yüzden kısa kesmek adına ' Tabiki. ' diyerke bavulumu sürüklemeye başladım. Annemin beni görmediğini bildiğimden asamı çıkartarak bir büyü savurdum. Tren koridorunun tepesine çıkan bavullarım benit akip etmeye başladılar. Gülümseyerek Luke'un yanında vagona ilerledim. Biz vagona girdiğimizde ise kardeşleri çoktan kaybolmuşlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Trace Theodore Crawford
Gryffindor VI. Sınıf
Gryffindor VI. Sınıf
avatar

Yaş : 27
Kayıt tarihi : 09/07/10
Mesaj Sayısı : 39
Mücadele Tarafı : ...
Belirgin Özellikleri : Haylaz, Deli; yaklaşmayın....

MesajKonu: Geri: IV. Kompartıman   C.tesi 13 Kas. 2010, 17:33

“Tamam, göz kulak olacağım. Görüşürüz.”

Ebeveynlere sarılarak vedalaşan Trace, yanında duran Will ile birlikte kendilerini bekleyen beyaz bulutlar içersindeki Hogwarts ekspresine doğru yavaş bir şekilde yol almaya başlamışlardı. Luke, önden gitmiş bir an önce trene binmek için can atıyordu. “Neden bu kadar acele ediyorsun ki?” diyerek Will’i yavaşça dürttü. İkizini çok iyi tanıyan Trace, onun neden bu kadar acele ettiğini çok iyi biliyordu. Biraz eğlenmek biraz da kardeşini sinir etmek için gözlerini kıstı ve ardından yavaş bir şekilde konuşmaya başladı. “Luke, merak etme onu göreceksin ama o seni görmeyecektir.” Diyerek aptal bir gülümseme oturttu yüz ifadesine. Duymazlıktan gelen ikizi trene atladığı gibi boş kompartıman aramaya başladı. “Will, sence kardeşimize bir sürpriz mi hazırlasak ha, ne dersin?” kıkırdayarak Luke’i takip etmeye devam etti. Tam o sırada ileride Luke’in acele etmesinin neden olan kişiyi gördü. Olduğu yerde dona kalan kardeşi ne yapacağını bilemeden ileriye bakıyordu. Bu sırada gözden kaçırdığı boş kompartımanı Will fark ederek içeriye girmeden önce ikizlere seslendi.

Her zaman ki gibi yavaş ederek kompartımana giriş yapan Trace ve Will, eşyaları içeri taşıyarak koltuklara yerleşmişlerdi. Hemen ardından ikizi ve aşık olduğu kız içeriye girdiğinde gülmemek için kendini zor tuttu. “Demek seni görmüş, ikiz?” diyerek çocuklar gibi dilini çıkarttı. Rahat bir yolculuk için ayaklarını uzat genç büyücü baykuş kafesini yayına çektiği sırada ikizinden beklemediği sözleri işitti. Gözlerini kısarak kardeşine sinirli bakışlar atmaya başlamış, bunun hesabını vereceğini anlatmak için kafasını sallayarak oturduğu yerden kalktı. Çok güzel, ikizi tarafından bulunduğu yerden kovalanmıştı. Bunun hesabını çok ağır bir şekilde ödeyecekti. Hızla kompartımandan çıktığında koridorda beklemeye başladı. Avını bekleyen bir yırtıcı kuş misali hücum yapacağı zamanı bekliyordu. Kompartımanın camları düz olduğu için içeriyi çok rahat bir şekilde gördüğü için asasını eline aldı. İkili konuşmaya başladığı sırada baykuşunun bakışlarını fark etti ve sinsice gülümsedi. “İkiz, sana bir hediyem var!” Asasını havaya kaldırmış ve sihirli sözcükleri söyledikten sonra baykuşunun kafesi birden açılmıştı. “Hadi küçük dostum göster kendini” diyerek kafesten çıkan baykuşu kompartıman içersinde gezinmeye başladı. İçinde tuttuğu birkaç gram öğütülmüş yiyecekleri Luke’ın üzerinden geçerken aşağı bıraktı. Tam alnına gelen öğütülmüş yiyecekler Luke’e çok yakıştı. Hemen ardından cadının başına konarak beklemeye başladı.

Dışarıda Trace gülmekten yerlere yatmış, karnına ağılar girmişti. “Aferin sana küçük dostum” zar zor dediği söz ile kendini toparlayan büyücü, az sonra çıkacak tartışmada bulunmamak için oradan ayrılmayı düşündü. Yavaş bir şekilde bulunduğu yerden uzaklaşmaya başlayan Trace, kulakları Luke’den gelecek sese odaklamıştı. Acaba kardeşi kompartımandan çıkıp kardeşine sataşacak mıydı yoksa içeride kalıp, cadının o nazik ellerinin temizlemesini mi bekleyecekti?..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
IV. Kompartıman
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fiendfyre :: Çeşitli Bölgeler :: Hogsmeade :: Tren İstasyonu-
Buraya geçin: